YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7105
KARAR NO : 2013/9175
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 03/06/1996-08/01/2009 tarihleri arasında iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı ve geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 10.01.2009 tarihinde yol açma çalışmaları için kullanmakta olduğu iş makinesini Iğdır gölüne düşürmek sureti işverene zarar verdiğini iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ II-h. bendi gereğince halı nedene dayalı feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 13/01/2011 tarih ve 2009/29 esas-2011/2 karar sayılı ilam ile feshe konu zararın meydana gelmesinde davacının keyfi bir ihmali ve kasti bir davranışının bulunmadığı, feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 18/05/2012 tarih ve 2011/16947 esas 2012/10342 karar sayılı ilamı ile kaza sonucu meydana gelen zarardan sorumluluk için kastın varlığı aranmayıp ihmal veya dikkatsizliğin varlığı yeterli olduğu, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli içerikte olmadığı, doğru sonuca varılması için uzman bilirkişiden davacının feshe konu zararın oluşmasında ihmal veya kusurunun bulunup bulunmadığının saptanması ve kusuru varsa kusuruna isabet eden zarar miktarının tespiti gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkeme tarafından bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası yapılanyargılama sonrasında; davacının kazanın meydana gelişinde %30 oranında kusurlu olduğu, işverence iş sözleşmesinin geçerli nedene dayanılarak feshedildiği gerekçesi ile davanını reddine karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; bozma kararına uyulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, 14.02.2013 tarihli celsede, davacının davalı kurum tarafından işe başlatıldığını davanını bu nedenle konusuz kaldığını ileri sürmüştür.
Davalı işveren tarafından dava konusu fesih işleminden vazgeçilerek davacının işe başlatılması halinde dava konusuz kalacağından, davanın reddi yerine konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması ve dava açıldıktan sonra ortaya çıkan yeni bir nedenden ötürü davanın konusuz kaldığı kabul edildiğine göre, vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından kusurlu tarafın saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkeme; davacının davalı işveren tarafından yeniden işe başlatılıp başlatılmadığı, işe başlatılmış ise bu işlemin dava konusu feshin geçersizliği anlamında olup olmadığı işverenden sorularak belirlenmeli, taraflar arasında yeni bir iş sözleşmesi kurulup kurulmadığı tüm dosya kapması bir arada değerlendirilerek belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.