YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18687
KARAR NO : 2013/7213
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmemesi haklı nedeniyle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının fazla çalışma yapmadığını, iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığını ve iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı belgeler ve işyeri kayıtlarına dayanmayıp, tanık anlatımlarına dayanması halinde, hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak takdir edilecek uygun oranda hakkaniyet indirimi yapılması gereklidir.
Somut olayda, mahkemece, tanık beyanlarına itibarla, davacı işçinin tüm çalışma süresi boyunca haftalık altı saat fazla çalışma yaptığı, karşılığı ücretlerin ise ödenmediği, işçinin iş sözleşmesini fesihte bu sebeple haklı olduğu kabul edilerek, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı vekilince, işyerinde giriş ve çıkışlarda kartlı sistem uygulamasının bulunduğu ileri sürülerek, kartlı sistem kayıtlarına ilişkin raporlar sunulmuştur. Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. Diğer taraftan, işyerinde günlük çalışma saatleri hakkında tanıkların ayrıntılı beyanları sorulmamıştır. Ayrıca, davacı tanıklarının davalının işyerinde çalıştıkları tarihler belli olmayıp, davacının çalışma düzenini bilmelerinin mümkün olup olmadığı da denetlenmemiştir. Öncelikle, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, işyerinde keşif yapılmak suretiyle, işyerine giriş ve çıkış saatlerini gösteren kartlı sistem cihazından davacıya ilişkin kayıtların raporları alınarak incelenmeli, bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Taraf tanıklarının, hizmet döküm cetvelleri Sosyal Güvenlik Kurumundan istenerek, işyerindeki çalışma süreleri tespit edilmeli, bu süreler itibariyle davacının tüm çalışma süresi boyunca çalışma düzenini bilmelerinin mümkün olup olmadığı da denetlenerek, günlük çalışma saatleri ve düzeni hakkında ayrıntılı bilgi ve görgüleri sorulmalıdır. Neticeten, fazla çalışma yapılıp yapılmadığı hakkında, yazılı delil niteliğindeki işe giriş çıkışı gösteren işyeri kayıtlarına öncelikle itibar edilmeli, işyeri kaydının bulunmadığı dönemler için ise tanık beyanları değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Fazla çalışma yapıldığının ortaya çıkması ihtimalinde, yapılacak hesaplamaların, kabul edilenden daha yüksek çıkması halinde, davacı taraf kararı temyiz etmediğinden usulü kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınarak bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi