Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/7124 E. 2013/9179 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7124
KARAR NO : 2013/9179
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayalı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı taraflar temyiz etmiştir.
1-Taraflar arasında davalının savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK 27. maddesinde hakimin tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremeyeceği açıklanmıştır.
Ayırca aynı kanunun 320/2. maddesinde daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler, daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır, tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkeme 27.07.2012 tarihli tensip zaptında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320 maddesi gereğince ilk duruşma günü ön inceleme yapılmasına, şartları mevcut ise aynı duruşmada tahkikat aşamasına geçilmesine karar vermiş ise de ön inceleme veya ilk duruşma günün hangi tarihte yapılacağını belirtmemiştir. Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edildiği ancak davetiye üzerinde de ön inceleme duruşmasının yapılacağı tarih gösterilmediği anlaşılmaktadır. 16.11.2012 tarihinde gerçekleştirilen ön inceleme duruşmasına davacı vekilinin mazeret dilekçesi vermesi nedeni ile ön inceleme duruşması 14.12.2012 tarihine ertelenmiş ve ertelenen bu tarih de davalı vekiline tebliğ edilmemiştir. Uyuşmazlık 14.12.2012 tarihli celsede davalının yokluğunda dava karar bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 302/2 . maddesi gereğince, ön inceleme duruşma açılmasına karar verildiği halde, davalıya duruşma gün ve saatinin bildirilmemesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesine aykırı şekilde davalı taraf dinlenmeden karar verilmesi savunuma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2 -Bozma gerekçesi dikkate alındığında, tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı anlaşıldığından sair temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.