Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/14159 E. 2010/5429 K. 21.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14159
KARAR NO : 2010/5429
KARAR TARİHİ : 21.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile ½’şer oranında malik olarak taşınmaz satın aldıklarını, zaman içinde bu yerin satılması hususunda anlaşarak davalıya vekaletname gönderdiğini, davalının bu vekaletnameye istinaden taşınmazın tamamını 26.10.2007 tarihinde dava dışı … …’na tapuda 140.000YTL bedelle sattığını, satış bedelinden kendisine 28.000YTL verip kalanı vermediğini ileri sürerek,42.000YTL alacağın satım tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazı 40.000YTL bedelle satarak davacının hissesine düşen parayı fazlasıyla verdiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazın tapu senedinde yazılı bedelden daha yüksek bedelle satıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların 4 nolu parselde kayıtlı taşınmazda ½’şer oranında malik iken davalının,kendi adına kayıtlı hisse ile birlikte davacının vekili olarak onun hissesi de dahil olmak üzere taşınmazın tamamını tapuda toplam 40.000YTL bedelle dava dışı 3.şahsa sattığı ve satış bedelinin davalı vekil tarafından alındığı dosyadaki satışa ilişkin akit tablosundan anlaşılmaktadır.Davacının bu davadaki alacak isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle … görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle,
2009/14159-2010/5429
müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır.
Davacı, davalı vekilin taşınmazı gerçekte 140.000YTL bedelle sattığını, kendisine 28.000YTL ödediğini, ancak kalan miktarı ödemediğini ileri sürerek buna göre hissesine düşen miktardan bakiye kalan 42.000YTL bedelin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, davalı ise, taşınmazı 40.000YTL bedelle sattığını, davacının hissesine düşen parayı fazlasıyla ödediğini savunmuştur. Mahkemece, davacının taşınmazın resmi senette yazılı miktardan fazlaya satıldığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, tapuda yapılan resmi satışlarda satış bedelinin düşük gösterildiği ülkemizde bilinen bir gerçek olup keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 148.200YTL olduğu belirlenmiştir. Davacı, bilirkişi raporuyla belirlenen miktardan ½ hissesine tekabül eden kısmı isteyebilir. Öyle olunca mahkemece, davacının talebiyle de bağlı kalınarak taşınmazın 140.000YTL bedelle satıldığı kabul edilip bu bedelin 1/2’sine tekabül eden 70.000YTL’den davalının yaptığı ödeme düşüldükten sonra kalan miktara hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.