Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1198 E. 2010/7673 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1198
KARAR NO : 2010/7673
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı, (alacaklı) tarafından davalı(borçlu) aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle, … 5.İcra Müdürlüğünün 2009/218 Tal.sayılı dosyası üzerinden yapılan haciz işleminde, müvekkiline ait işyerinde ve borçlu ile ilgisi bulunmayan menkullerin haczedildiğini, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği adresteki 251 nolu numaranın binanın genel dış kapı numarası olduğunu, oysa; içeride ayrı ayrı ve bağımsız yedi adet dükkan bulunduğunu, borçlu şirketin daha önceden binanın bodrum katında faaliyet gösterdiğini ve bilahare taşındığını, borçlu şirket ortaklarının müvekkilesinin kayınbiraderleri olduğu için bu karışıklıkların yaşandığını ileri sürerek, mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre; tanık beyanlarına göre haciz yapılan işyeri ile sürekli olarak borçlu şirketin ortağı olan davacının eşinin ilgilendiği, borçlu şirketin ticaret sicil adresi ile haciz yapılan adresin aynı olduğu, haciz sırasında borçlu şirket ortağının hazır bulunduğu, ödeme emrinin aynı adrese tebliğ edildiği, tüm delillere göre olayda muvazaalı bir durum bulunduğu ve bu durumda davacının sunduğu belgelerin geçerliliğinin bulunmadığı, mahcuzların borçlu şirkete ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (3.kişi) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davalarında alacak tutarı ile haczedilen malların değerinden hangisi daha az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin III.kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; mahkemece, takip konusu alacak miktarından daha az olan mahcuz malların değeri olan 5.500,00 TL. üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerekirken, takip konusu alacak üzerinden hesaplama yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının vekalet ücreti ile ilgili olan (5) nolu bendindeki “6.600,00 TL.” rakamının hükümden çıkartılarak yerine “660,00 TL.” rakamının yazılmasına ve hükmün davacı taraf yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 4.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.