YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2593
KARAR NO : 2010/5645
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada müvekkillerinin desteğinin öldüğünü, bu suretle müvekkillerinin zarar gördüklerini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 50.000,00 TL tazminatın avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limitle sınırlı sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ilk kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından davacılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, alınan bilirkişi raporuna göre, yargılama sırasında sigortalı tarafından ödenen 40.000,00 TL bakımından davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 10.000,00 TL bakımından ise davanın kısmen kabulüne bu meblağın avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki 2 numaralı ve davacılar vekilinin 3 numaralı bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkeme kararında tazminat için avans faizi uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmiş ise de; davalı sigortaya sigortalı araç özel otomobil olup, oluşan zararın avans faizi ile tahsilini gerektirecek bir nitelik taşıdığına dair dosyada hiçbir iddia ve delil de bulunmamaktadır. Bu itibarla, alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-A) Dava trafik kazasına dayalı destek tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece bir tek zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin limiti esas alınarak, daha önce yapılan ödeme poliçe limitinden düşülmek suretiyle kalan üzerinden hüküm kurulmuştur.
Oysa davacılar vekilince, kazada karşılıklı kusurları bulunan her iki aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı kusurları oranına göre ayrı ayrı tazminat davası açılmıştır. Kazada ölen destek çarpışan iki araçtan birinde yolcu olup, bu nedenle olayda müterafik kusuru bulunmamaktadır. Önceki davada karşı araç kamyonun zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı dava açılmış ve belirlenen tazminata ve poliçe limitine göre 40.000,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Bu davada ise, davacıların gerçek zararını belirlemek amacıyla alınan bilirkişi raporunda önceki davada yapılan ödemeler düşüldükten sonra, 59.972,00 TL karşılanmayan gerçek destek zararının bulunduğu belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, kazaya neden olan her iki aracın zorunlu mali sorumluluk sigortalarının ayrı ayrı poliçe limitlerinin toplamı esas alınarak, herbir sigortanın kendi sigortalısının kusuruna göre ve toplam gerçek destek zararları karşılanana kadar ayrı ayrı kendi limitlerine göre sorumlu oldukları gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, her iki sigortanın toplam sorumluluklarının bir tek poliçe limiti miktarına göre kabul edilmesi doğru olmamıştır.
B) Kabule göre de; yalnızca davada kabul edilen kısım için yargılama harcı hesaplanması gerekirken, ödeme nedeniyle konusuz kaldığına hükmedilen meblağ için de harç hesaplanması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı Ergo İsviçre Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.