YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3700
KARAR NO : 2010/4799
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … İnş. San. Tic. …nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalı şirkete sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece tasarrufa konu … ada … nolu parselin hiçbir zaman borçlu davalıya ait olmaması, 1800 ada 2 nolu parseli üzerinde alacaklı davacının haczinin bulunması ve cebri icra yolu ile iyi niyetli 3. kişiye satılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, borçlu davalı tarafından davaya konu edilen … ada … sayılı parsel ile ilgili olarak yaptığı bir tasarruf bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin dava ve temyize konu 1799 ada 1 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddine
2)Davacı vekilinin dava konusu … ada … nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu taşınmaz
2010/3700
2010/4799
üzerinde alacaklı davacının haczinin bulunması ve cebri icra yolu ile iyi niyetli üçüncü kişiye satılması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda dava konusu olan mal borçludan devir alan üçüncü kişinin elinden çıktığı takdirde o malı elinde bulunduran dördüncü kişi hakkında dava açılmaması veya kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması ve diğer iptal koşullarının da oluşması halinde üçüncü kişi İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında tazminata mahkum edilir. Somut olayda davaya konu edilen taşınmazın 23.01.1998 tarihinde borçlu şirket tarafından üçüncü kişi konumundaki diğer davalı şirkete yapılan satış sırasında alacaklı davacı tarafından taşınmazın tapu kaydına konulan haciz bulunmadığı, mahkemece varlığı kabul edilen haczin taşınmazın borçlunun elinden çıktıktan sonra üçüncü kişinin elinde iken 12.02.2001 tarihinde sehven konulmuş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı üçüncü kişi konumundaki şirket temsilcisinin aynı zamanda borçlu şirket temsilcisi ve ortaklarından olması karşısında üçüncü kişi konumundaki davalı … Gıda Dayanıklı Tük. Mad. …nin borçlu şirketin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle İİK.nun 280/1 maddesi uyarınca yapılan tasarrufun iptaline ancak taşınmaz davalı üçüncü kişinin borcu nedeniyle ve cebri icradan satılarak 3. Kişinin elinden çıkmış ve dava dışı dördüncü kişinin eline geçmiş olması nedeniyle davanın tazminata dönüştüğü kabul edilerek koşulları varsa tazminata mahkum edilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu bu parsel hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin dava konusu 1799 ada 1 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı
2010/3700
2010/4799
vekilinin 1800 Ada 2 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.