Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1665 E. 2010/2125 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1665
KARAR NO : 2010/2125
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : … VE ARKADAŞLARI

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1047 ada 19, 20, 21, 22, 25, 27 ve 29 parsel sayılı 10.805,45, 28.806,7, 21.016,94, 23.661,72, 31.850,67, 26.744,49 ve 65.313,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 4753 sayılı Yasa’ya göre oluşan tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı ise de tapu kaydı, harici ifraz, hibe ve 3402 sayılı Yasa’nın 14. ve 46. maddeleri gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 4753 sayılı Yasa’ya göre oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 1047 ada 19, 20, 21 ve 22 parseller ve 1047 ada 27 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalılar … ve arkadaşları adına, 1047 ada 25 ve 29 sayılı parseller ve 1047 ada 27 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece, 1047 ada 19 sayılı parsel ile 1047 ada 27 sayılı parselin Fen Bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün, dayanakları tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesi ile davalı taraf adına, tapu kaydının kapsamı dışında kalan 1047 ada 25 ve 29 parseller ile 27 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden, tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapu kaydının tesis tarihi arasında 20 yılı aşkın süre geçmediğinden bu parsellerin davacı Hazine adına tesciline, öncesinde ayrı bir parça iken 1047 ada 19, 25, 27 ve 29 sayılı parseller ile bir bütün olarak kullanılan 1047 ada 20, 21 ve 22 sayılı parseller üzerinde ise davalı taraf lehine Hazine tapusunun ihdas tarihine kadar zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleştiği gerekçesi gösterilerek bu parsellerin davalı taraf adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar, Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 559 numaralı belirtmelik parseli olarak Muhittin … işgalinde gösterilmiş, ifraz sonucu 03.07.1953 tarih 11 nolu tescil tapu kaydı kapsamı 1143 sayılı parsel numarası ile Muhittin … adına, tapu kaydı miktar fazlası ise 1144 sayılı parsel numarası ile Hazine adına belirtilmiş ve 27.12.1962 tarih 470 sıra sayılı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 27.12.1962 tarih 470 sıra numaralı tapu kaydıdır. Belirtmelik tutanağında sözü edilen 3.7.1953 tarih 11 sıra numaralı tapu kaydı Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 07.01.1953 tarih 1952/94 Esas, 1953/6 Karar sayılı tescil ilamı ile oluşmuştur. Davalı dayanağı tescil ilamında Hazine taraf olduğundan tescil ilamı taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacaktır. Mahkemece davalı taraf dayanağı olan 3.7.1953 tarih 11 sıra numaralı tapu dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtildiği halde yapılan keşifte hatalı uygulanmıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ile teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tapu kayıtları ve haritaları kadastro paftası ile çakıştırılarak mahalline uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Tescil krokisinin uygulanması sırasında batıdaki Yakup … tarlası, kuzeydeki Yahya … tarlası ve güneydeki yol sınırları gözönünde bulundurulmalı, “Muhittin … tarlası”nın doğuda olduğu gözetilerek buna göre uygulama yapılmalıdır. Tescil ilamına konu olan tarla ile tescil tapusu sınırındaki “Muhittin … tarlası” arasındaki ortak sınır kesin olarak saptanmalı, Muhittin …’ün tescil tapusunun sınırında okunan tarlasının tescil edilen tarlasından ayrı bir parça olması halinde zilyetliğin başlangıcının 1953 yılından sonrası için değil 1962 tarihinden geriye doğru hesaplanması gerektiği gözönünde bulundurulmalı, teknik bilirkişiden uygulanan tapu kayıtlarının ve haritalarının kapsadığı alanı gösteren ve keşfi takibe imkan veren ayrıntılı rapor ve kroki alınmalıdır. Ayrıca davacı Hazine dayanağı olan 27.12.1962 tarih 470 numaralı tapu kaydı kapsamında bulunan diğer taşınmazlar hakkında derdest davaların birleştirilmesine gerek olup, olmadığı üzerinde de durularak, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.