Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1782 E. 2012/5762 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1782
KARAR NO : 2012/5762
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Hisarönü Köyü kadastro çalışma alanında kalan 123 ada 73 ve 126 ada 95 parsel sayılı 951.51 ve 261.82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, rızai paylaşım ve bağış nedeni ile davalı … adına, 103 ada 30 ve 33, 123 ada 93, 126 ada 301 ve 326 parsel sayılı 570.07, 127.35, 463.33, 1093.35, 565.05 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenle ve eşit paylarla davalılar … ve … adlarına, 124 ada 385 parsel sayılı 1850.10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ve eşit paylarla davalılar … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacılar .. ve …, tapu kayıtlarındaki paylarına ve ortak kök miras bırakan …ve eşi …’den gelen paylarına göre kendilerine daha az yer verildiği ve davacı … adına hiç yer tespiti yapılmadığı iddiası ile taşınmazların miras payları oranında adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda 126 ada 95 sayılı parsel yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, 103 ada 30 ve 33, 123 ada 73 ve 93, 124 ada 385, 126 ada 301 ve 326 sayılı parseller yönünden davanın kabulüne, söz konusu parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile 2/12’şer payının Salih, Vahit ve …, 3/12’şer payının … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tespit maliki ve dosyada davalı olan … akıl hastası olması nedeni ile Keşap Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.1993 tarihli, 1993/220-246 sayılı ilamı ile vesayet altına alınmış ve kendisine vasi olarak … atanmıştır. İş bu davanın açıldığı 06.03.2007 tarihinde … vesayet altında bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesindeki hüküm gereğince vasinin vesayet altındaki kişiyi temsilen duruşmalara katılabilmesi ve davayı kabul edebilmesi için vesayet makamından izin alınması gerekmektedir. Dosyada, vesayet makamından vasiye husumete izin verildiğini gösteren bir belgeye rastlanılmamıştır. Bu durumda davada taraf koşulunun sağlandığından söz edilemez. Yukarıda sözü edilen hüküm, vesayet altındaki kişilerin menfaatlerini korumak amacıyla getirilmiş olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen gözetilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi isabetsizdir. Öte yandan getirtilen nüfus kayıt örneğine göre …’nun karar tarihinden sonra 10.05.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece …’nun yasal mirasçıları davaya dahil edilerek taraf koşulu sağlanmalı, savunma ve delilleri sorulup, toplanmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.