YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/243
KARAR NO : 2010/4699
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde dahili davalı (İhbar olunan) … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 16.000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, bir ksım davalıların murisi olan sürücü …’ın olayda kusurlu olduğunu, davalı taraf aracının trafik sigortasından 5.000 TL tahsil edildiğini belirterek bakiye 11.000 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 18.7.2008 tarihli dilekçesi ile …’ne davanın ihbar edilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, kusuru, hasarı kabul etmediğini, aynı olaya ilişkin Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/179 Esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava ihbar olunan … vekili müvekkili idarenin olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, trafik işaretleme tutanağı krokisine göre söz konusu yolun anılan kesiminde gerekli trafik işaretlemesinin mevcut olduğunu yolun bozulan ve gevşek malzemeli kısımlarını ikaz eden levhalar bulunduğunu bir kısım davalıların murisinin olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek ihbar edilen davanın kurum yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.625 TL’nin davalılar …, …, … ve …’den müştereken ve müteselsilen 3.875 TL
2010/243
2010/4699
tazminatın dahili davalı … Müdürlüğünden ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm dahili davalı (ihbar olunan) … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Dava ihbar edilen … yol sathında gevşek malzeme bulunması yolda çalışma olduğuna dair sürücülerini uyarmak amacıyla işaret levhası bulunmaması nedeni ile kusurlu olduğundan bahisle kusur oranına isabet eden bir kısım zarardan sorumlu tutulmuştur.
Oysa, hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi ” mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. İhbar olunan kimse HUMK.nun 49. Maddesi vd uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harç verilmiş bir dava olmadığı halde … aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle dava ihbar edilen … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 25.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.