Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7108 E. 2011/6227 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7108
KARAR NO : 2011/6227
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Traflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 157 ada, 3 ve 101 ada 6 parsel sayılı 1949,17 ve 2722,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazların tarafların miras bırakanı …’a ait olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine; çekişmeli parsellerin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların ortak murislerinden intikal ettiği ve taksimen davalı tarafa kaldığı, davacının murisine de başka parsellerin verildiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.Taşınmazların, tarafların ortak murisi 1951 tarihinde ölen kök muris …’tan mirasçıları …, …, …, …, …, … ve …’ye intikal ettiği, davacı …’in, mirasçılardan 1994 tarihinde ölen …’in oğlu, davalının ise murisin oğlu olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık …’ın terekesinin mirasçıları arasında usulüne uygun biçimde taksim edilip, edilmediği, taksim yapılmış ise davaya konu taşınmazların kimin miras payına düştüğü ve kimin kullanımında olduğu noktasındadır.Yapılan keşifte, taksimin varlığı ve taşınmazlarda sürdürülen zilyetlik hususunda farklı beyanlarda bulunulmuş olduğu halde çelişki giderilmeden, zilyetlik tanıkları dinlenmeden ve taksim hususu tam olarak araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için miras bırakanın terekesine dahil olan tüm taşınmazlar belirlenmeli, tutanakları dosya içerisine getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden, kök muris …’in ölümünden sonra terekesinin tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun şekilde taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise taşınmazların kimin miras payına düştüğü, diğer mirasçılarına buna karşılık hangi taşınmaz ya da taşınır malların isabet ettiği, çekişmeli taşınmazları kimin, ne zamandan beri, ne sebeple kullandığı sorulup, saptanmalı, terekeye dahil taşınmazların tutanak örnekleri ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, beyanlar arasında çelişki varsa yüzleştirme yapılarak giderilmeli, kök muristen intikal eden taşınmazlara ilişkin olarak aynı nedene dayalı olarak açılan başka davalar varsa, birlikte görülmeleri gerektiği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.