Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5324 E. 2011/5629 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5324
KARAR NO : 2011/5629
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 151 ada 3 parsel sayılı 16319,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adına, 151 ada 4 parsel sayılı 2540,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların 4753 sayılı Yasa ile Hazine adına oluşan tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, davacı … ise 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davaların reddine, Hazinenin 151 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davasının kabulüne, 151 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, 151 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ve davacı- davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 151 ada 3 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp, tarım arazisi niteliğinde olduğu, öncesi Halit Kaplan’a aitken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıları arasında paylaşma yapılmadığından elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, bu nedenle mirasçılarından biri tarafından yapılan satışın hukuki değer taşımayacağı gerekçesi ile, 151 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise mera niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Her ne kadar taşınmazların bulunduğu yerde mera tahsisi olmadığı İl Tarım Müdürlüğü yazısı ile bildirilmiş ise de; bölgede toprak tevzi çalışması yapıldığı gibi 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaza komşu olan aynı ada 2 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının batı hududunda “parsel 154 mera” okumak suretiyle toprak tevzi haritasında gösterilen 154 mera parselini göstermiş olması nedeni ile mahkemenin “köye ait mera tahsisi bulunmadığı”na ilişkin kabulünde isabet bulunmamaktadır. Ayrıca mahkemece belirtmelik tutanağında sözü edilen tapu ve vergi kayıtları ile 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu kabul edilen tapu kaydı birlikte uygulanmamış, taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı yöntemince belirlenmemiş, taşınmazların niteliği ile ilgili usulüne uygun olarak mera araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ait belirtmelik tutanağında geçen tapu ve vergi kayıtları ile mera norm kararları ve haritaları, komşu parselleri gösteren geniş çaplı kadastro paftası, toprak tevzi haritaları ve eki olan tüm belgeler ile çekişmeli parselleri dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlar getirtilip, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 ziraat mühendisinden oluşan ziraatçi bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında belirtmelik tutanağında sözü edilen tapu ve vergi kayıtları ile 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu kabul edilen tapu kaydı, varsa haritaları ve toprak tevzi haritaları kadastro paftası ile sabit noktalar esas alınmak suretiyle çakıştırılarak yerel bilirkişiler yardımı, fen bilirkişisi eli ile uygulanmak suretiyle çekişmeli 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların mera haritası kapsamında kalıp kalmadıkları, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp, tapu kayıtlarının kapsamları ve 151 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya imkan vermeyecek şekilde tespit edilmeli, 151 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kalması halinde kayıttaki pay durumu gözetilmeli, taşınmazların gerek tapu kayıtları gerekse mera haritası kapsamında kalmadıklarının anlaşılması halinde, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından, hangi tarihten beri ne suretle tasarruf edildikleri etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, keşfe katılacak teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir, kadastro paftası ile toprak tevzi komisyonu paftasını ve mera paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı; özellikle çekişmeli taşınmazların bitişiğindeki mera parselinden nasıl ayrıldıklarını yan görünüş krokisi ile gösterir rapor alınmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan; çekişmeli taşınmazların niteliğini, eğimini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, kullanım durumunu, komşu mera parseli ile çekişmeli taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların dört yönden çektirilecek fotoğrafları rapora eklenmeli, mahkemenin keşfe ilişkin gözlemi ayrıntılı olarak keşif tutanağına geçirilmeli, mera haritası kapsamı dışında kalan taşınmazlarda tahsis tarihi ile tespit tarihi arasında 20 yıldan fazla zaman geçmiş olması halinde taşınmazın öncesi kadim mera olsa bile diğer koşulların varlığı halinde zilyetlikle edinmenin mümkün olacağı göz önüne alınmalı, yine her ne kadar iştirak halinde mülkiyette mirasçılardan biri tarafından 3. kişiye yapılan satış hukuken geçerli değilse de, 3. kişinin taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinebileceği göz önüne alınarak 151 ada 3 sayılı parselde davacı … lehine Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine temsilcisi ve davacı-davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.