YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29600
KARAR NO : 2017/17843
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 10/10/2014 tarihinden 30/09/2015 tarihine kadar davalı tarafından … ünvanı altında işletilen muhallebicide tezgahtar olarak çalıştığını, aylık olarak net 1.600,00 TL ücret aldığını, iş akdinin tek taraflı ve geçersiz olarak fesh edildiğini iddia ederek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine ve işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 15/10/2014 tarihinde işe başladığını davacının 17/07/2015-18/09/2015 tarihlerinde sürekli olarak işyerine sakal traşı olmadan iş disiplinini yok sayarak işe geldiğini, sözlü olarak uyarılarak tutanak tutulduğu, iş disiplinini sürekli olarak ihlal etmesi üzerine iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız olarak iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya içerisindeki mübrez tutanaklarla sabit olduğu üzere, yaptığı iş mahiyeti itibariyle davacının sakal bırakmasının sağlık koşullarını olumsuz yönde etkilediği, hijyen açısından işin niteliği ile bağdaşmadığı, işverence kendisine gerekli uyarı ve ikazların yapıldığı ve bunların tutanak altına alındığı, işcinin bu davranışının İş Kanunu hükümlerinde ölçülü ve geçerli fesih nedeni oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya incelendiğinde, 17.07.2015 ve 18.09.2015 tarihlerinde davacının sakal traşı olmadan işe geldiği ve vardiya amiri tarafından uyarıldığına ilişkin tutanaklar ile 20.09.2015 tarihli “…. Gıda Unlu Mam. Turizm San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde tezgahtar olarak çalışan … iş sözleşmesini imzalamadığı için vardiya amiri … tarafından bu tutanak hazırlanmıştır” içeriğini havi tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davacı tanığı… “… iş yerinde tezgahtar olduğumuzdan dolayı her gün davacı da ben de sakal tıraşı olmaktaydık. Yaptığımız iş sütlü ve unlu mamüller olduğu için, ….’ya bir evrak imzalatmak istendi, … avukatıma sorayım deyince seninle çalışmak istemiyoruz diyerek iş akdine son verdiler,”, diğer davacı tanığı …, “Ben davacı ile aynı tezgahta 1,5 aylık bir süre birlikte çalıştık. Bu nedenle davacıyı tanırım. Davacı işyerine sakallı olarak gelmemiştir. Kendisi ile çalıştığım sürede amirlerine bir saygısızlığını görmedim. Dosya içindeki 18.9.2015 tarihli tutanak içeriği okundu. Böyle bir tutanaktan haberdar değilim. Davacının Sakal traşı olmadan tezgahtarlık yaptığına şahit olmadım.” şeklinde, davalı tanığı …, “Davacının iş akdi hem temizlik kurallarına uymadığı icin hemde iş akdi sözleşmesini imzalamadığı için birde diğer çalışanlar arasında huzursuzluk çıkarıp onları kışkırttığı için sonlandırılmıştır, ben kendisiyle konuştuğumda ben sadece ortaya konuştum. Davacı hakkında müşterilerden zaman zaman şikayetler aldığımız oluyordu”, diğer davalı tanığı … “İş akdi davacının iş akdi hem temizlik kurallarına uymadığı icin hemde iş akdi sözleşmesini imzalamadığı için birde diğer çalışanlar arasında huzursuzluk çıkarıp onları kışkırttığı için sonlandırılmıştır.” şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davalı tarafından 17.07.2015 ve 18.09.2015 tarihlerinde davacının sakal traşı olmadan işe geldiği gerekçesi ile tutanaklar düzenlenmiş ise de akabinde 20.09.2015 tarihli iş sözleşmesini imzalamadığına ilişkin tutanak düzenlenmesi, davacı ve davalı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinin asıl sebebinin “iş sözleşmesini imzalamaması” olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı tarafından yapılan fesih geçerli nedene dayanmadığından, Mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davalı işverence yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5- Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL. karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6- Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ilgilisine iadesine,
7- Davacının yaptığı 274,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 09/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.