YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6194
KARAR NO : 2010/11516
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup, mülkiyeti davalı … ya ait aracı alkollü olarak kullanan diğer davalı …’ın önündeki araca tam kusurlu olarak çarparak hasarlaması nedeniyle davacının karşı araç hasarı için ödediği 5.000 TL nin sürücünün alkollü olması nedeni ile avans faizi ile ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 5.000 TL nin ödeme tarihi 28.4.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, alkollü sürücünün sebep olduğu trafik kazasından kaynaklanan rücuan maddi tazminat istemine ilişkindir.Dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin ve sigortalının davalı …,sürücünün ise davalı … olduğu görülmüştür. Poliçe genel şartlarının B.4/2 nci maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı
2010/6194
2010/11516
Sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilmesi gerekir. Davalı … sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı değildir. Bu durumda mahkemece davalı sürücü hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı … yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle aynı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 23.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.