YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10094
KARAR NO : 2011/9937
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili,İstanbul 2.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11851 Esas sayılı dosyasında, davacı … Soğutma A.Ş. ile birlikte … Soğutma Ltd. Şti. hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak ilam uyarınca sorumlu bulunduğu miktarın tamamını ödeyen ve anılan dosyada borçlu sıfatı kalmayan davacıya ait mahcuzların, takip tarihinde tasfiyesi tamamlanmış bulunan diğer borçlu şirketin borcu nedeni ile 26.09.2007 günü haczedildiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borçlu ve üçüncü kişi şirketin aynı çatı altında faaliyet göstermelerine ve yetkili temsilcilerinin de aynı kişi olmasına rağmen istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “takip borçlusunun mahcuzlara yönelik istihkak iddiasında bulunamayacağı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 01.07.2010 gün, 5155–6236 sayılı ilamı ile “haciz tarihi itibarı ile dava konusu borcun tamamının ödenip ödenmediği yönündeki tereddüt giderilmeden davacının taraf sıfatının bulunup bulunmadığının değerlendirilemeyeceği“ gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece
uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda “dava konusu takibe ilişkin borcun 5.797,86.-TL üzerinden devam ettiğinin belirlendiği, borçlunun sıfat değiştirmediği, bir başka deyişle istihkak iddia edebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İcra takibine dayanak ilamda her bir davalının sorumlu olduğu miktar açıkça belirtilmiş, 10.10.2006 tarihli takip talebinde de buna uygun olarak her bir takip borçlusuna isabet eden borç miktarı ayrı ayrı ve açıkça gösterilmiştir. İcra müdürlüğü tarafından ilama ve takip talebine uygun olarak, davacının payına isabet eden dosya borcunun tamamı hesaplanıp alacaklı vekilinin kabulüne de uygun olarak (1.900,00.-TLX4) 4 eşit taksite bölünmüş, davacı da 01.11.2006–01.02.2007 arasında tüm taksitleri yatırmış, dava konusu haciz ise bundan sonra 26.09.2007’de yapılmıştır.
Daha sonradan icra müdürlüğünün 97,00.-TL bakiye alacak kaldığını belirtmesi davacının hacizden önce borçlu sıfatının ortadan kalktığı gerçeğini değiştirecek mahiyette kabul edilmemelidir.
Açılan davada işin esasına girilip toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerekirken davacının taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi yönünde yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.