Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/14628 E. 2013/1681 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14628
KARAR NO : 2013/1681
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

Davacı … ile davalılar … vd. aralarındaki anne ve baba adının değiştirilmesi davasına dair Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.02.2012 günlü ve 2011/491-2012/69 sayılı hükme yönelik temyiz talebinin reddi hakkında Dairece verilen 08.10.2012 günlü ve 2012/10214-2012/10868 sayılı ilama karşı davalı … idaresi tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı … idaresinin temyiz talebi, süresinde olmaması nedeniyle reddedilmiş ise de karar düzeltme dilekçesine eklenen belgelerden; davalı idareye 27.06.2012 tarihinde mahkeme kararının tebliğ edildiği ve aynı tarihte temyiz edilip temyiz dilekçesinin de mahkemeye teslim edildiği, temyiz defterine 01.08.2012 tarihinde gecikmiş olarak yapılan kaydın mahkemenin yönetimsel hatasından kaynaklandığı anlaşıldığından karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 08.10.2012 gün ve 2012/10214-10868 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Davacı …, … nüfusuna yazıldığını, gerçekte ise babasının …., annesinin … olduğunu iddia ederek anne ve baba adı hakkındaki yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının saklı kayıt iken idari kararla nüfusa tescil edildiği, babası olduğu iddia edilen …’ın bekar olarak 02.01.1980 tarihinde öldüğü, yine annesi …’nin de bekar olarak 20.02.1994 tarihinde öldüğü, davacının iddiasına göre evlilik dışı çocuk olduğu anlaşılmaktadır.
1-Davacının iddiasının kabulü halinde …. yönünden dava, gerçeğe aykırı beyanla oluşan kaydın düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Anne olduğu iddia edilen … yönünden ise; Türk Medeni Kanununun 282. maddesi uyarınca çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kendiliğinden kurulur. Başka bir ifade ile; çocuğu doğuran kadın, annesidir. Dolayısıyla anne yönünden açılacak dava soybağı değil, doğuran kadının tespitine ilişkin olacaktır. Bu yönleri itibariyle istemler nüfus davasıdır. Baba olduğu iddia edilen … yönünden ise; dava, babalığın tespitine ilişkin olup Türk Medeni Kanununun 301 ve devamı maddelerinden kaynaklanmaktadır.
Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Soybağına ilişkin hükümler 4721 sayılı Medeni Kanunun 282.maddesi ve devamında düzenlenmiş olup aile mahkemelerinin görevi kapsamındadır. Nüfus Kanununun 46. maddesinde düzenlenen nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına ise asliye hukuk mahkemelerinde bakılır. Mahkemece baba olduğu iddia edilen … yönünden açılan babalığın tespiti davası tefrik edilerek davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılıp ve nüfus kaydının düzeltilmesi davasının sonucu da beklenerek sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları, kamu düzeni ile yakından ilgili olup mahkemeler hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda salt taraf beyanları, tanık anlatımları ve kolluk tarafından düzenlenen tutanak ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılması sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Bu husus düşünülmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, anne olduğu iddia edilen … mirasçısı … davaya dahil edilmeden eksik hasımla karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.