Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7897 E. 2010/16869 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7897
KARAR NO : 2010/16869
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı idarenin yaptığı 30 ton hurda demir ihalesine katılıp kazandığını, tartım sonunda 31860 kg olduğunun anlaşılması üzerine 30 ton ve fazlasının bedelini ödediğini ve malzemeyi alarak depoyu boşalttığını, ancak davalı idarenin geride kalan 40-50 ton hurda demiride almasını istediğini, kabul etmeyince de 30 ton demiri geri istediğini, bunun üzerine demiri idareye geri verdiğini, bir süre sonra davalının 30 ton hurdayı alması için talepte bulunduğunu, ne varki fiyatın artması üzerine bunu kabul etmediğini, idarenin ödenen alım bedeli, yoksun kalınan kâr, bedelin uhdesinde kalması nedeniyle oluşan faiz, nakliye, işçilik bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek 41085 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, şartname uyarınca davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle; ödenen ihale bedeli, yoksun kalınan kâr, paranın işlemiş faizi ve nakliye gideri olarak toplam 39.911,52 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/7897-16869
2-Davacı bu davada diğer kalemlerin yanında yoksun kaldığı kâr ile, işlemiş faizi de istemiştir. Davacının bu talepleri mahiyeti itibariyle müspet zarar kapsamında bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme fesholunduğu için, ve davacıda sözleşmenin feshini kabul ettiğinden müspet zararlarını istemesi olanaklı değildir. Bir başka deyişle davacının bahsi geçen talepleri sözleşme ayakta iken isteyebileceği kalemler olup, feshedilen sözleşmeden dolayı müspet zarar kapsamında olan bu kalemleri talep hakkı yoktur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek yoksun kalınan kâr ve işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu kalem taleplerinde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.