YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5282
KARAR NO : 2010/371
KARAR TARİHİ : 29.01.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, eser sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle, müspet ve menfi zararın tahsili, birleşen karşı dava ise, aynı iş nedeniyle iade edilmeyen ihzarat bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı-birleşen dosya davalısının keşide ettiği 27.09.2002 tarihli ödeme talebini içeren ihtarnamesi davalı-birleşen dosya davacısı iş sahibine 30.09.2002 tarihinde tebliğ edilmiş olup tanınan 7 günlük ödeme süresi de eklendiğinde temerrüt 08.10.2002 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu durumda asıl davada kabul edilen alacağa, bu tarihten faiz yürütülmesi gerekirken temerrüde esas teşkil etmeyen 13.04.2004 fesih talep tarihinden faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
3-Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre eser sözleşmesinin karşı tarafın kusuru ile feshi halinde kâr kaybının hesabında BK’nın 325/II. maddesi hükmünce kesinti yönteminin uygulanması gerekir. Bilirkişi kurulunca BK’nın 325. maddesine göre hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de yapılan hesaplama ve düzenlenen rapor anılan madde hükmüne uygun olmadığı gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, sözleşme davalı iş sahibince ve kusurlu olarak feshedildiğinden hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla, tüm eserin bitmiş bedelinden yüklenicinin işi tamamlamamış olması sebebiyle sağladığı tasarruflar ve inşaat süresi içinde başka işlerden elde ettiği kârlar ile başka iş bulamamışsa veya iş bulmaktan kasten kaçınmış ise elde edebileceği kazancın ve bu işten sağlayacağı kâr için yapılması gereken giderlerin hesap edilecek kâr yoksunluğundan indirilmek suretiyle ve denetime elverişli biçimde hesaplattırılarak asıl davada bunun sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır.
Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, diğer bentlere göre kabulüyle hükmün (2.) bent uyarınca davacı-birleşen dosya davalısı, (3.) bent gereğince davalı-birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’ya geri verilmesine, 29.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.