Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/375 E. 2010/332 K. 28.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/375
KARAR NO : 2010/332
KARAR TARİHİ : 28.01.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … İnş. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat … ile davalı … İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. Avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece … İnş. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden hukuki yarar yokluğu sebebiyle, … İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. yönünden de sözleşmede taraf olmadığından bahisle verilen red kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılmış olup, karar başlığında iş mahkemesi sıfatıyla yazılmasının maddi hataya dayalı olması ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yerel mahkemece, davalı … İnş. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin davacıya borçlu olduğu, borca karşılık verilen çeklerin karşılıksız çıktığını bu davalının kabul ettiği, bu şirket tarafından verilen çek ile davacıya olan borcun teminat altına alındığı, çek bir ödeme aracı olup davacının kambiyo hukukundan doğan takip yollarını kullanma hakkı bulunduğundan alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu olan ve davalı … İnş. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya verilen çekler icra takibine konu edilmiş olsa dahi alacaklının elinde bulunan bu çeklerle ilgili olarak genel mahkemelerde açacağı alacak davası ile ve temel ilişkiyi kanıtlayarak alacağını hüküm altına aldırmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece sözü edilen davalı yönünden kabul beyanı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu hukuki yarar yokluğundan red kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan davalı … İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine şeklinde hüküm kurulmuş ise de, red gerekçesinin davacı ile bu davalı arasında akdi ilişkinin kanıtlanamaması, diğer bir deyişle pasif husumet yokluğu olduğu, davalı … İnş. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden de dava ön şartlarından olan hukuki yarar yokluğundan reddedildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1-2 ile ikinci kısım ikinci bölüm uyarınca davalılar yararına maktu vekâlet ücreti tayini yerine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.