Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8313 E. 2012/2586 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8313
KARAR NO : 2012/2586
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı-karşı davacı P.. B.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı ’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; 09.09.2002 tarihinde zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak sahibi eş Makbule’nin maddi tazminat isteminin ve tüm davacıların talep gibi manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Maddi tazminatın belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak tüm manevi tazminatların takdirinde yanılgıya düşüldüğü anlaşılmaktadır.
11.05.2004 havale tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacılar zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde sigortalının hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalıların tam kusuruna dayanmışlardır. 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere ölenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, kazalının %60 oranında kusurlu bulunduğu kusur raporu karara esas alınmıştır. Hal böyle olunca ve özellikle sigortalının kusursuz olduğu belirtilerek dava açılmış olmasına göre, sigortalının müterafik kusuru gözetilerek bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatların belirlenmesi gerekirken, talep gibi manevi tazminat takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; Olayda kusuru bulunan ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararı ile hizmet kusuru nedeniyle hakkında İdari Yargıda dava açılması gerekçesine dayalı tefrik kararı verilen davalı T.. M.. aleyhinde İdari Yargıda dava açıldığı takdirde dayanışmalı olarak sorumlu bulunan davalılar hakkında verilen hükmün tahsilde tekerrüre ve davacı yönünden sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması için bu dava da verilen hükmün bu yön belirtilerek oluşturulması gerekirken bu konuda karar verilmemesi de kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan P.. B..na iadesine, 28/02/2012 günü oybirliği ile karar verildi.