Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26114 E. 2013/16967 K. 09.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26114
KARAR NO : 2013/16967
KARAR TARİHİ : 09.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya ait işyerinde 22.10.2008-30.09.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapmasına, hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen bu çalışmalarının karşılığı olan ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hak kazandığı tüm işçilik alacakları kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın dava konusu borcun tamamının ödendiğine dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 227. maddesi gereğince davacı tarafa yemin teklif ettiği, davacı vekilinin katıldığı 12.09.2012 tarihli duruşmada yemin teklifini kabul etmemesi sebebi ile davacı tarafın yemin konusu vakıaları 6100 sayılı Kanun’un 229/1 maddesi gereğince inkar etmiş sayılması gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafça işçilik alacaklarının ödendiği hususunda davacıya teklif edilen yeminin davacı vekili tarafından kabul edilmemesi nedene ile davacı tarafın yemin konusu vakıaları inkar etmiş sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekili 12.09.2012 tarihli celsede, dava konusu tüm işçilik alacaklarının ödendiğini hususunda davacı tarafa yemin teklif etmiştir. Davacı vekilinin 14.09.2012 tarihli celsedeki “davamız ispatlanmıştır bu nedenle yemin teklifini kabul etmiyorum” şeklinde beyanı üzerine, davacı tarafın yeminden kaçındığı kabul edilerek davanın reddi yönüne gidilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 232/1 maddesinde “Yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Vekil ile takip edilen davalarda yeminin kabul ve reddi için vekaletnameye özel yetki konulmuş olabilir. Ancak, vekil buna dayanarak yemini kabul veya red edemez. Vekilin yemini kabul veya red yetkisini kullanabilmesi için müvekkilin (yemin edecek kimsenin) yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra vekiline yeminin kabul veya reddi hususunda özel yetki vermiş olması gerekir. Çünkü, yeminin kabul veya reddini bildirmek için özel yetki ancak yemin edecek kimse tarafından yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra verilebilir.
Somut olayda, davacı asilin yemin teklif edilen meseleyi öğrendikten sonra, vekiline yeminin kabul veya reddi hususunda verdiği özel bir yetki bulunmamaktadır. Bu sebeple, davacı vekilinin yemin teklifini kabul etmedikleri yönündeki beyanı sebebi ile davacının yemin konusu vakıaları inkar etmiş sayılması ve davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. 6100 sayılı Kanun’un 225 ve devamı maddeleri gereğince, davalı tarafın yemin teklifine ilişkin davacı asile bildirimde bulunmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.