Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15723 E. 2010/8653 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15723
KARAR NO : 2010/8653
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açımamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı…’den takas yoluyla satın aldıkları….plakalı aracın ayıplı çıktığını, taminatı için masraf yapmalarına rağmen olumlu sonuç alamadıklarını ileri sürerek hile ile kendilerine satılan aracın satışının iptali ile araçların karşılıklı olarak iadesini, araç için yaptıkları masrafların davalılardan tahsilini, araç satışı esnasında davalılara verdikleri senetlerin iptalini istemişlerdir.
Davalı …, aracı 2007 yılı mart ayında diğer davalı …’e sattığını, akabinde davalı … ile dava dışı… satış için vekaletname verdiğini, davacılarla alışverişinin olmadığını savunmuş, diğer davalı …’de satımın 15.2.2007 tarihinde yapıldığını, aracın tamirine ilişkin delil bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların dava dilekçesinde davalı olarak…’in adından bahsedilmesine rağmen davalı olarak gösterilmediği, davalılarla herhangi bir alışverişten söz edilmemesi ve davanın maddi sebeplerininde açıklanmaması nedeniyle davacılara bu hususların açıklanması için süre verilmesine rağmen buna ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmediği, davanın davacılarca takip edilmeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle 3.kez talip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
2009/15723-2010/8653
Davacılar vekilinin dava dilekçesinin üst kısmında davalılar olarak … ve …’i gösterdiği ve ancak dava dilekçesi içinde aracın davalı Erkan …’den takas suretiyle alındığını belirttiği anlaşılmaktadır. Davalı …, davaya cevap verirken, aracı diğer davalı …’e sattığını, satış içinde … ve… vekaletname verdiğini belirtmiştir. Bu durumda dava dilekçesinde…’in adının şehven davalı olarak yazıldığı ve asıl davalıların dava dilekçesinin üst kısmında adları yazılı olan … ve … oldukları anlaşılmakta olup, esasen bu husus davalılarca da kabul edilmektedir. Öte yandan davacı dava dilekçesinde ve delil listesinde delil tesbiti dosyasına da dayanmış olup, delil tesbiti bilirkişi raporundada aracın 1987 model olduğu, kaportanın çoğu kısımlarının orjinal olmayan parçalarla değiştirildiği belirtilmiş olmasına göre, dava dilekçesinde aracın motorunun ve kabininin 1987 model olduğuna dair açıklama, yeniden bir açıklama istenmesini gerektirecek nitelikte değildir. Hal böyle olunca son celseye davacılar vekilinin katılmasına rağmen açıklama dilekçesinin verilmediği ve davanın takip edilmek istenmediğinin kabul edildiği gerekçesiyle 3.kez takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, taraflardan davaya ilgili delilleri sorulduktan sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedernlerle, temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
… …