YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9531
KARAR NO : 2012/4569
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, borçlu olmadığının tespitine, emekli maaşından yapılan kesintilerin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 5434 sayılı Kanun kapsamında Kurum’dan yaşlılık aylığı aldığını, Kurum’un 1.2.2004 – 31.3.2009 tarihleri arasındaki aylıklarını fazla ödediği gerekçesi ile kendisine 4.033,34 TL borç çıkardığını ve maaşından kesinti yaparak tahsil ettiğini belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile işlemin iptaline ve maaşından yapılan 4.033,35 TL kesintinin kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davalı Kurum’un 1.10.2008 tarihinden önceki dönemde davacıya ödenen fazla aylıkları geri isteme hakkının bulunmadığına; davacı tarafın, aylıklarından kesilen miktarları kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurum’dan talep edebileceğine, SGK’nın talep edebileceği miktarı davacının aylıklarından 1.4.2009 tarihinde 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi uyarınca 3 aylık süre içinde tahsil ettiğinden SGK’nın faiz isteme hakkının kalmadığına karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 6111 sayılı Kanunun 44. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96. maddesi ile 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 63. maddesidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 5434 sayılı Kanun kapsamında Kurum’dan yaşlılık aylığı alan davacıya 1.2.2004 – 31.3.2009 tarihleri arasında 4.033,34 TL borç çıkarıldığı, bu borcun davacının Nisan 2009 maaşından 1.482,84 TL, Temmuz 2009 maaşından 1.482,84 TL ve Ekim 2009 maaşından 1.067,67 TL şeklinde kesinti yapılarak tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesinin yürürlük tarihi olan 1.10.2008 tarihinden önce idarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin yapıldığı tarihten başlayarak 60 günlük dava açma süresi içinde istenmesi gerektiği, bu sürenin aşımı halinde yapılabilecek bir yaptırımı bulunmadığı buna göre 1.10.2008 tarihinden önceki dönem yönünden fazla ödediği aylıkları geri isteyemeyeceği, bu tarihten sonrakileri geri isteyebileceği belirtilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece Borçlar Kanun’un 63. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmamıştır. Davacının maaşının Kurumca fazla ödendiği, buna göre davacının sebepsiz olarak zenginleştiği, aldığı maaş ve kesilen miktarlar göz önüne alındığında sebepsiz edindiği miktarın tamamını ödeyebilecek durumda olduğu görülmüştür. Kendisine ödeme yapılan kimse, bu ödemeden dolayı bir yarar sağlamışsa bunu elinden çıkmış bir sarfiyat olarak düşünmek doğru olmaz. Davacı almış olduğu ödemelerin yararlanma dışında elinde çıktığı iddia etmemiş ve ispatlamamıştır.
Buna göre davacının sebepsiz olarak kendisine fazladan ödenmiş olan maaşları Borçlar Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca iade etmesi gerekmektedir. Ancak 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi sebepsiz zenginleşmede geri verme konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğindedir. Bu durumda özel kanun niteliğindeki 5510 sayılı Kanun’un özel düzenleme içeren 96. maddesi hükmü genel nitelikteki 818 sayılı Borçlar Kanun’unun 63. maddesi hükmüne nazaran uygulama önceliğine sahiptir.
O halde, yukarıda yapılan açıklamaların ışığında özel kanun niteliğindeki 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesinin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 15.6.2011 gün ve 2011/21-362-409 E.K. sayılı kararı da aynı yöndedir)
Açıklanan nedenlerle; mahkemece, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi hükmü gözetilerek yapılacak değerlendirme ve varılacak sonuç ile iade yükümünün kapsamı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.