YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4000
KARAR NO : 2010/12433
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan araç kredisi kullandırıldığını ancak ödeme planına göre ödeme yapmaması nedeniyle kredi hesabının kat edilerek tüm borcu ferileriyle ödemesinin talep edildiği ancak ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını bildirerek, borçlu olmadığının tesbiti ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, asıl alacak üzerinden %40 kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile davalı arasında imzalanan 7.7.2005 tarihli araç kredisi sözleşmesi ile 20.000 TL kredi kullandırılmış, bukredinin 36 ayda geri ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davalı, 18.8.2005 tarihinden başlayan geri ödeme planına uymayarak sırasıyla 18.12.2005, 18.1.2006 tarihli taksitleri ödemediği için davalı banka tarafından çıkarılan 8.2.2006 tarihli ihtarda ödenmeyen bu iki taksidin 7 gün içinde gecikme faizi ile ödenmesi aksi halde tüm kredi borcunun muaaccel olacağı hususu ihtar edilmiş, bu ihtarı davacı 14.2.2006 tarihinde tebliğ aldığı halde ödemeyerek 22.2.2006 tarihi itibarıyla tüm kredi alacağı muaacel olduktan sonra gönderdiği 15.2.2006 tarihli ihtarla tüm kredi borcu ve ferilerinin derhal ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağı bildirilmiştir. Davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine 18.9.2001 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.maddesinde özetle müşterinin bu sözleşmede belirtilen ödemelerini taahhüt ettiği şekilde ödememesi halinde bakiye
2010/4000-12433
borcun ifasını talep edebilmesi için en az iki taksit ödemede temerrüde düşmesi gerektiği ve bankanın birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşen müşteriye en az 1 hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunacağı, bu takdirde müşterinin muaccel borcu ve ferilerini ödemeyi taahhüt ve kabul edeceği kararlaştırılmıştır.4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı kanunun 10. maddesinde “… Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Buna göre davacının birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmüş olduğu da tartışmasız olduğuna göre davalı bankanın kredi sözleşmesinin 10.maddesinde saklı tuttuğu hakkını kullanabilmesi için 4077 sayılı kanunun 10.maddesi hükmüne göre birbirini izleyen en az iki taksidin belirlenerek ödenmesi, aksi halde bakiye tüm taksitlerin muaccel olacağı uyarısını taşıyan ve 7 gün süreli ihtarname gönderilmesi gerekir.Davalı bankanın 8.2.2006 tarihli ihtarı az yukarıda izah edilen hükümlere uygun olarak çıkartılmış olup bu ihtarın tebliği ve 7 günlük süre sonunda davacının 22.2.2006 tarihi itibarıyla tüm kredi borcu muaaccel hale gelmiştir.Muacceliyet şartı oluştuktan sonra ,davalı bankanın tüm borcun derhal ödenmesi aksi halde takip yapılacağına ilişkin ikinci ihtarda da 7 günlük süre verilmesi mecburiyeti yoktur.Mahkemece ikinci ihtarda da 7 günlük süre verilmemesi nedeniyle 4077 SK nun 10.maddesinde belirtilen muaaceliyet şartının oluşmadığına ve davalının tüm kredi borcu ve ferileri için takip yapamayacağına ilişkin gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 180.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.