YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13345
KARAR NO : 2010/3527
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 21.10.2004 tarihli sözleşme ile 3000 YTL. tüketici kredisi kullandığını, kat ihtarına rağmen ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için yapılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, davacı bankadan 2003 yılında kredi çekip ödediğini, 2004 yılında kredi almadığını, sözleşmedeki imzayı ve açılan davayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın davalı aleyhine yaptığı icra takibi ile 21.10.2004 tarihli sözleşmeye istinaden ödenmeyen kredi borcu 3.454. YTL.nin tahsilini talep ettiği, anılan sözleşmenin tarih, miktar ve vade tarihlerinin el ile yazılı olup silinti ve düzeltmelerin bulunduğu dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davalı, 2003 yılında kullandığı kredi borcunu 1.350 YTL. ödeme yaparak kapattığını, takibe konu sözleşmeyi imzalamadığını ve bu miktarda kredi almadığını savunmuş, yaptırılan imza incelemesi ile sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, davacı banka tarafından başkaca kredi sözleşmesi sunulmadığı ve aynı tarihli fiş ile 1.350 YTL.lik ödeme yapıldığından, davalının borcunun bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Takibe dayanak kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğu bildirilmiştir. Davacı banka, anılan kredi sözleşmesi gereğince tahsis edilen kredinin davalıya kullandırıldığı ve borcunun ödenmediğinden bahisle eldeki davayı açtığına göre, mahkemece bu hususun incelenip araştırılması gerekir. Bu aşamada, anılan krediye ilişkin başvuru formu, ödeme planı ile kredi tutarının kredi kullanana ödendiğine ilişkin tediye fişi celbedilerek, bu begelerdeki imzanın kime ait olduğu, tediye fişi ile krediye tahsil edenin davalı tüketici olup olmadığının belirlenmesi önem arzetmektedir. Açıklanan şekilde mahkemece araştırma ve inceleme yapılarak, kredinin fiilen davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile kredi tutarı ile örtüşmeyen ödeme esas alınarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı lehine BOZULMASINA, 18.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.