YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13762
KARAR NO : 2010/4558
KARAR TARİHİ : 07.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ile davalı şirket arasındaki proje işine ilişkin yapılan anlaşma doğrultusunda, davalı şirketin proje kapsamında olan tarla içi yollara stabilize malzeme temini için ocak yeri olarak tarlasından stabilize malzeme alınması için davalı şirketle özel anlaşma imzalandığını,sözleşme uyarınca malzeme alımı bittikten sonra yer tesviyesi yapılarak teslim edileceği kararlaştırılmasına rağmen davalı şirketin 2005 yılında malzeme alımını bitirmesine rağmen yer tesviyesini yapmadığını, mahkeme aracılığı ile tespit yaptırdığını,halen tarlasının tesviyesi yapılmadığı için kullanamadığını, tarlasından elde edeceği gelirden mahrum kaldığını,tesviye masrafları ile tesviye edilmemesinden … zarar toplamı olarak 15.000,00 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile de toplam 49.000 TL’nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir.
2-Davacı ile Davalı şirket arasında yapılan sözleşme
2009/13762-2010/4558
uyarınca davalı şirketin davacının tarlasından malzeme aldığı, malzeme alımı bitmesine rağmen sözleşmede kararlaştırılan yer tesviyesinin davalı şirketçe yapılmadığı iddiası ile eldeki dava açılmıştır. Davacıya ait tarlanın tesviyesinin nasıl yapılacağı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece,hükme esas alınan bilirkişi raporunda tesviyenin tümsek yerlerden malzeme alınarak çukur yerlerin doldurulması gerekmekte olup yarma ve dolgu işlemleri için greyder ve buldozerin çalışma saatleri hesaplanarak tesviye masrafı tespit edilmiş ise de rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.Dava konusu taşınmazdan malzeme alımından sonra taşınmazın yol seviyesinden 4.5 metre aşağıda ve bazı yerlerinde çukurlar bazı yerlerinde de yükseklikler kaldığı zeminde kot farkları olduğu 6.03.2008 tarihli inşaat bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca taşınmazın tesviyesinin de komşu taşınmazlarla aynı seviyede yapılması zorunlu olup, tesviye masraflarının da yeniden gerek mahkeme ve gerekse Yargıtay’ın denetimine elverişli bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) noiu bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.