YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3969
KARAR NO : 2011/6943
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesini, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının çalıştığı şube müdürünün usulsüz yaptığı bir çok işlemlere ait belgelerde davacının onayının bulunduğu, davacının görevini kötüye kullandığı, müşterilerin bilgisi dışında işlem yaptığı, bankayı ve müşterileri zarara uğratacak ihmalkar ve tedbirsiz eylemlerde bulunduğu gerekçesi ile iş sözleşmesinin İş Kanununun 25/II-e ve ı betleri gereğince feshedildiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının amiri olan müdürü denetlemesinin mümkün bulunmadığı ve müdürün önce geldiği şubede de benzer davranışları nedeniyle hakkında şikayet bulunduğu yapılan inceleme sonucunda davacı konumunda olan kişilerin disiplin cezası aldıkları bu defa davacı hakkında uygulanan işten çıkarma cezasının ölçülülük, tutarlılık, ve keyfilik denetimine uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı işveren tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre operasyon yetkilisi olan davacının davalı işyerinde 27.05.2006 tarihinde işe başladığı, 10.09.2009 tarihli yazılı fesih bildiriminde davacının bankayı ve banka müşterilerini zarara sokacak surette görevini kötüye kullandığı, ağır ihmal veya tedbirsizlik nedeniyle bankayı zarara soktuğu tesbit edildiğinden iş akdinin 08.09.2009 tarihinde yapılan disiplin kurulu toplantısında alınan karar gereği 09.09.2009 tarihi itibariyle 4857 sy nın 25/II –e-ı, bentleri gereğince haklı nedenle tazminatsız olarak feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının çalıştığı Şubenin müdürü önceki çalıştığı yer şubesinde ve bu şubede sahte Belgelerle usulsüz işlemler yaparak müşteri hesapları ile oynamak suretiyle zimmetine para geçirdiği ve tanık anlatımlarına göre de bu nedenle halen cezaevinde tutuklu bulunduğu, davacının işyerindeki görevi operasyon yetkilisi olup işyeri müfettişlerince yapılan denetleme sonucunda hazırlanan raporda davacı ve diğer çalışanların bir menfaat temin etmeye yönelik davranışları bulunmasa da, kredi kullandırma, nakit işlemleri, para transferleri, müşterilere şube dışında para teslim etme veya elden alınan paraları hesaplarına yatırma gibi işlemlerde müdürüm yetkisi olmadığından diğer personel ve davacıya ihtiyacı olduğu bu kişilerinde yapılan işlemler konusunda gerekli kontrolleri yapmadan müdürün talep ettiği işlemleri sorgulamadan yerine getirmelerinde ihmallerinin bulunduğu belgelerde onay imzası olan davacının on yıllık banka çalışanı olması da dikkate alınarak ihmalinin ağır olarak değerlendirildiği ve bu olaylara ilişkin belgelerde imzası olanlardan davacı, gişe yetkilisi … ve portföy yönetmeni Deniz Çabuk’un iş sözleşmelerinin işyeri disiplin hükümleri de dikkate alınarak feshedildiği diğer çalışanların ise hizmet süresi ve görevleri ile olaylar arasındaki ilişkilere göre ağır kınama, kınama, uyarı cezaları aldıklar görülmektedir. Bankacılık sektöründe güven ve itibarın çok önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Banka çalışanlarının da piyasada işverenlerine duyulan güveni veya kazanılmış itibarı olumsuz anlamda sarsıcı ve zarar verici davranışlarda bunmaktan kaçınması gerekir. Somut olayda davacının işyeri müfettişlerince yapılan incelmede kasıtlı bir davranışı bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak on yıllık çalışan olarak para transferlerinde müşteri görmeden kimlik kontrolü yapmadan, sorgulamadan hesaplardan para transferlerine onay veren davacının, bundan menfaat sağlamak sureti ile davalı bankayı ekonomik olarak büyük zarar sokan şube müdürünün eylemlerine, görevini savsama nedeniyle katkıda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu şekilde bankanın ekonomik zararı yanında, bizzat çalışanlarının eylem ve ihmalleri ile müşterilerinin bankaya olan güvenin sarsılması ve itibarının zarar görmesine neden olan çalışanlarının sorumlu olacağı ve olaydaki gibi operasyon yetkilisi davacının bu görevini savsamak suretiyle neden olduğu işlemlerin ağır sonucuna göre artık işverence kendisine güven duyulması beklenmeyeceğinden iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi yerindedir. Olaydaki süreçlerde yer alan diğer çalışanlardan bazılarının da ihmal ve katkılarının ağırlığına, hizmet sürelerine göre iş sözleşmelerinin feshedildiği dikkate alındığında işverenin ölçülülük ve tutarlılığa uygun olarak hareket ettiği anlaşıldığından, bu yöndeki mahkeme gerekçesi yerinde görülmemiştir. Davacının fesih sebebi yapılan bu davranışları 4857 sayılı Yasa’nın 25/2 maddesi kapsamında kalmakta olup işveren yönünden haklı fesih nedenidir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 805.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 08.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.