YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1942
KARAR NO : 2010/2967
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davacı ile davalılardan …, … ve … arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup, davalılar tarafından sözleşmenin fesih olunması sebebiyle yapılan masrafların davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar ve fer’i müdahiller vekilince temyizi üzerine Dairemizin 2008/4079 E. 2008/4808 K. sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak dahili davalı … yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden 29.220,54 TL’nin dava tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş bu karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı tarafından açılan davada, dava dilekçesinde sözleşmenin feshi ile uğranılan zarar için şimdilik 25.000,00 TL’nin 15.06.2004 tarihinden itibaren kanuni faizi ile tahsili talep edilmiş, daha sonra talep 04.08.2004 tarihinde ıslah edilerek 47.220,54 TL’ye çıkarılmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce davacı yüklenicinin fesihte kusurlu olması sebebiyle ancak davalı arsa sahipleri yönünden haksız iktisap teşkil edecek alacaklarının tahsilini isteyebileceği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucu davacı alacağının 29.220,54 TL olduğu saptanarak bu miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmiştir.
Davalı arsa sahiplerinin dava tarihinden önce BK’nın 101. maddesine göre temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmış değildir. Bu nedenle hüküm altına alınan alacağın 25.000,00 TL’sine dava tarihinden 4.220,54 TL’lik kısmını ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması hatalı olup kararın bozulması gerekir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinin 2. satırında bulunan “dava tarihi olan 09.08.2005 tarihinden yürüyen faizi ile” kelime ve rakamının karardan çıkarılmasına yerine “25.000,00 TL’lik kısmının 09.08.2005 dava tarihinden, 4.220,54 TL’lik kısmının 04.08.2006 ıslah tarihinden itibaren kanuni faizi ile” kelime, rakam ve tarihlerinin eklenmesine, hükmün değişik bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.