YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2181
KARAR NO : 2012/15735
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/03/1993-18/07/2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 01.03.1994-20.06.1995 tarihleri arasında davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde davacının 03.01.1994 tarihinde “Boz-San. Tic.” ünvanlı işyerine girişi, 22.12.1994 tarihinde çıkışı, aynı işyerine 20.06.2005 tarihinde girişi ve 30.04.1997 tarihinde çıkışının göründüğü, bu tarihten sonra ise kayıtlara geçen çalışmasının olmadığı görünmektedir. SSK tarafından bu işyerinin … ve …ortaklığı adına tescil edildiği bildirilmiştir. Vergi Dairesi yazısına göre …’un 31.12.2001 tarihinde ortaklığı terk ettiği, İbrahim İsmail Sunucu’nun ise devam ettiği belirtilmiştir. Zabıta aracılığı ile belirlenen komşu işyeri ve çalışanlarından sadece bir tanığın dinlendiği, dinlenen diğer tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde, olmadığı; buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın varlığının ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu dönemde çalışmasına ilişkin kesinleşmiş alacak davasının olması kuvvetli delil niteliğinde ise de kesin delil niteliğinde değildir.
Yapılacak iş Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının çalıştığını iddia ettiği tüm dönem bordrolarının celbi ile aynı işyerinde kayden çalışması görünen kişiler tanık olarak dinlenmeli; … ile ortaklığın ne zaman başlayıp ne zaman sonlandırıldığı araştırılmalı, daha önce yapılan araştırmada belirlenen komşu işyeri çalışanının beyanı ile yetinilmeyip, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle, işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanları alınarak gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.