YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/695
KARAR NO : 2010/1041
KARAR TARİHİ : 23.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, HUMK’nın 519. maddesinden kaynaklanmakta olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın hakem aracılığıyla çözülüp çözülmeyeceğine ilişkindir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin “İhtilâflar” başlıklı maddesinde proje müdürü tarafından verilen bir kararın yetkisi dışında ya da hatalı olduğu iddiasıyla yüklenicinin proje müdürünce verilen kararın kendisine tebliğinden itibaren 14 gün içerisinde hakeme başvurulabileceği, “İhtilâflarla İlgili İşlemler” başlıklı 25. maddesinde ise, taraflardan herhangi birinin hakem kararının yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren 28 gün içinde mahkemeye başvurabileceği aksi takdirde hakem tarafından verilen kararın kesin ve bağlayıcı olacağı öngörülmüştür. Anılan hükümlerden anlaşılacağı üzere 24 ve 25. maddelerinde açıklanan durum hakem-bilirkişilik müessesesini düzenlemektedir. Sözleşmede tarafların aralarındaki uyuşmazlıkları hakemde çözme yönünde kesin ve açık bir irade sahibi olduklarını gösterir başka bir hüküm yer almamıştır. Nitekim sözleşmenin 2. Bölüm “Özel İhale Dökümanları” başlıklı kısmının 34.1 maddesinde de nihai olarak uyuşmazlıkların mahkemeler kanalıyla çözümlenmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Bu itibarla yanlar arasında çıkan uyuşmazlığın hakemde görülemeyeceği sebebiyle davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.