YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4145
KARAR NO : 2011/7351
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçersiz nedenle iş akdi feshedildiğinden feshin geçersizliğine ve işe iadesine, karara rağmen işveren tarafından süresi içerisinde işe başlatılmaz ise işe başlatmama tazminatına ve en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 02.02.2010 tarihli dilekçede davacının yasal haklarının ödenmek suretiyle iş akdinin sona erdirilmesi talebinde bulunduğu ve bu talep doğrultusunda davacıya ibraz edilen ibraname ile kıdem tazminatı ödendiğinin anlaşıldığı, 4857 sayılı yasaya göre iş akdinin işçi tarafından istifa ile sona ermesi durumunda işçinin kıdem tazminatına hak kazanamadığı, davalı tarafından ibraz edilen ibranamede davacıya kıdem tazminatının ödenmiş bulunması nedeni ile ileri sürülen istifa dilekçesinin nazara alınmasının söz konusu bulunmadığı, feshin işveren tarafından sona erdirildiğinden ve 4857 sayılı yasada belirtilen usullere riayet edilmediğinden dolayı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin işverene verdiği 02.02.2010 tarihli dilekçede tüm yasal haklarının ödenmesi koşulu ile istifa ettiğini belirttiği, ayrıca işverene verdiği 04.02.2010 tarihli ibranamede tüm yasal haklarını ve kıdem tazminatını aldığını beyan ederek işvereni ibra etmiştir.
Mahkemece, ibranamede kıdem tazminatının belirtilmiş olması nedeni ile istifayı geçersiz kabul edip davacının işe iade isteği hüküm altına alınmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde, istifanın alacaklarının ödenmesi bakımından baskı ile alındığını iddia etmiş ise de, bunu doğrulayacak delil ibraz ve ikame etmemiştir. Hernekadar istifa, kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren hallerden değil ise de, 4857 sayılı İş Kanunu’nundaki düzenlemeye ve Yargıtay’ın istifa hakkında oluşturduğu içtihatlarda,
işçinin istifası halinde de işverenin istediği taktirde kıdem tazminatı ödeyebileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla, kıdem tazminatının ödenmiş olması her durumda istifayı geçersiz kılmaz.
Somut olayda, davacı istifa dilekçesinde, tüm alacaklarının ödenmesi koşuluyla istifa ettiğini beyan etmiş, davalı işveren de davacının bu talebini kabul ederek alacaklarını ödeyerek ibraname almıştır. Böylece taraf iradeleri davacının iş sözleşmesinin sonlandırılması yönünde birleşerek iş sözleşmesi de bu şekilde sona ermiştir. İş sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik davacı iradesinin sakatlığına dair delil getirilmediğine ve davacının iradesinin sakatlandığının kanıtlanmamış olmasına göre iş sözleşmesinin anlaşma ile sona erdiğinin kabulü gerekir.
Tüm bu nedenlerle ve hizmet süresi itibariyle kıdem tazminatına hak kazanmak için bir yıllık yasal süreyi doldurmadığı halde ibranameye göre kıdem tazminatı da ödenmiş olan davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekir iken kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi