YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11416
KARAR NO : 2012/6884
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum kayıtlarında 20/04/1970-08/07/1973 tarihleri arasında… adına geçen çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacı …’un hizmet cetvelinde…adına görünen 5993 numaralı işyerindeki 1973/1. dönemde 56 günlük ve… adına görünen 24172 numaralı işyerindeki 1973/3. dönemde 3 günlük sigortalı çalışmanın, ayrıca hizmet cetvelinde görünmemesine rağmen davalı Kurum’un 18.06.2009 tarihli yazısında bildirdiği 20.04.1970 – 08.07.1973 tarihleri arasındaki… adına görünen 490 günlük çalışmanın kendisine ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile … ve… adına görünen çalışma sürelerinin tamamının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurum tarafından gönderilen şahsi sicil dosyası içerisinde bulunan 20.04.1970, 01.10.1971, 02.05.1982, 03.07.1973 tarihli işe giriş bildirgelerinin 6381801 sicil numaralı, 1954 Mahmudiye doğumlu, baba adı… olan… adına düzenlendiği, 01.12.1973, 06.05.1976, 13.03.1978, 01.05.1985 ve 01.03.1986 tarihli işe giriş bildirgelerinin ise 6381801 sicil numaralı, 1954 Mahmudiye doğumlu, baba adı…olan davacı … adına düzenlendiği, tüm işe giriş bildirgelerindeki işyeri adreslerinin Bursa ilinde olduğu, 5993 sicil numaralı işyerinin 1973/1. döneme ait, 24172 sicil numaralı işyerinin ise 1973/2. döneme ait bordrolarının bulunduğu, davacının 24.07.1974 – 24.03.1976 tarihleri arasında askerlik yaptığı, davalı Kurumun davacının çalıştığı işyerlerine ait dosyaların 10 yıllık zamanaşımı nedeni ile imha edildiğini bilirdiği, tanık olarak dinlenen davacının ağabeyinin anne ve babaları vefat ettikten sonra davacıyı yurda verdiğini, bu dönemde davacının nüfus cüzdanının olmadığını, davacının… olarak tanındığını, karışıklığın bu nedenle meydana geldiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Sigortalı çalışmaların aidiyetine yönelik davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; Mahkemece… ve…isimli şahısların nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı, bu isimli kişiler bulunuyor ise davaya dahil edilmediği ve dinlenilmediği, davacının herhangi bir isim değişikliği yapıp yapmadığı, … ile davacı aynı kişiler ise işe giriş bildirgelerindeki cilt, hane ve sayfa numaralarındaki farklılığın nereden kaynaklandığının araştırılmadığı, bordro tanığı olarak dinlenilen tanığın gerçekten bordro tanığı olup olmadığının tespit edilmediği, imza incelemesi yaptırılmadığı bu itibarla eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Kabule göre de hangi çalışmaların davacıya ait olduğunun açık olarak gösterilmemesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.