Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4126 E. 2010/4832 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4126
KARAR NO : 2010/4832
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, sona eren üyelik sırasında kooperatife ödenen aidat bedellerinin iadesine yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden istifa ettiğini, kooperatife ödediği aidatın iadesi amacıyla başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının alacağının muaccel olmadığını, eski yönetici olduğunu, kooperatifin bir kısım paralarının davacı tarafından kooperatife ödemediğini, hakkında tetkik yapıldığını, sonucunun beklenmesinin gerektiğini ve alacak varsa genel gider payının düşülmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemenin, bilirkişi raporuna göre davanın 10.526,26 YTL asıl alacak ve 652,44 YTL işlemiş faiz üzerinden kısmen kabulüne ilişkin kararı Dairemiz’ce tazminattan gider payının düşülmediği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, verilen kararda gider payının düşüldüğü gerekçesiyle ilk kararda direnilmiş, bu karar üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca verilen kararda mahkemenin kararında gider payının düşüldüğü gerekçesiyle direnme kararı yerinde görülmüş, ancak düşülen gider payının hesap şeklinin yasaya uygun olup olmadığının incelenmediği gerekçesiyle, bu hususun incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının ödediği aidatların kendisine iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, kooperatif üyeliğinden ayrılan davacıya ödenecek çıkma payının belirlenmesine ilişkin alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 22.04.2006 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim ve denetim kurulunun ibraları ve hesap raporları kabul edilmemiş, hesap tetkik komisyonu kurulması kararlaştırılmıştır. Bu durumda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesine göre kesinleşmiş bir genel kurul kararı ve buna göre belirlenmiş bir gider payı bulunmamaktadır. Üstelik, yapılan harcamalara ilişkin hesap raporları da genel kurulda kabul edilmemiştir. Ancak mahkemece, kabul edilmeyen hesap raporuna göre belirlenmiş giderler esas alınarak belirlenen gider payı tazminatın belirlenmesinde esas alınmış olup, buna göre kurulan hüküm doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının kooperatif üyeliğinden ayrıldığı tarihi takip eden bilançonun akıbetinin araştırılması, hesap tetkik komisyonu kurulmasına ilişkin karardan sonra ne gibi bir işlem yapıldığının belirlenmesi, bu yıla ilişkin bilançonun kesinleşme imkanının kalmaması halinde ise kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle gerçek gider payının re’sen belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, kabul edilmeyen hesap raporlarına göre belirlenmiş gider payı esas alınarak belirlenen çıkma payına göre hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.