Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8393 E. 2011/2307 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8393
KARAR NO : 2011/2307
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın müvekkiline ait yabancı plakalı araca çarparak hasarlandığını, davalı tarafın olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasarın … Motorlu Taşıt Bilirkişilik Bürosu tarafından 23.11.2009 tarihli raporla tesbit edildiğini KDV hariç 3.767,53 Euro hasar bedeli, 950 Euro değer kaybı zararı oluştuğunu ayrıca söz konusu rapor tanzimi için 854 Euro ekspertiz ücreti ödendiğini, toplam 5.571,53 Euro zararın hasar tarihindeki kur üzerinden 11.625,55 TL tutarında olduğunu, davalıya 22.12.2009 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğunu, davalının 15.2.2010 tarihinde 5.812,78 TL kısmi ödeme yaptığını belirterek bakiye 5.812,77 TL.nin 31.12.2009 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan ve davacı aracına zarar verdiği iddia edilen dava dışı ….r’a ait aracın müvekkili nezdinde trafik sigortası bulunduğunu sigortalının kusuru oranında azami 15.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını davacının ihbarı üzerinde %50 kusur oranına isabet eden hasar bedelinin davacı tarafa ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.830,50 TL tazminatın 31.12.2009 tarihinde işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … zarar veren aracın trafik sigortacısıdır. …, işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. Bu husus aynı yasanın 91/1 maddesinde açıkça belirtilmiştir. … yalnızca maddi zararları karşılamaktadır. Manevi zararlar sigorta kapsamında değildir. Sigorta kapsamındaki maddi zararlar kişiye ilişkin (ölüm ve yaralama) zararlar olabileceği gibi şeye (eşyaya) ilişkin zararlar da olabilir. Sigortacının tazminat ödeme sorumluluğu limit ile sınırlı olmakla birlikte sigortacı limiti değil gerçek zararı ödemekle sorumludur. Davalı şirkete trafik sigortalı aracın çapması nedeniyle davacı aracında meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup davalı … değer kaybı zararında da sorumludur.
Bu açıklamalar altında somut olaya baktığımızda davacı vekili davalı şirkete … ile sigortalı aracın müvekkiline ait yabancı plakalı Alman trafiğine kayıtlı araca çarpması sonucu meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve yurt dışında yapılan ekspertiz raporunun tanzimi için ödenen olay tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanan 11.625,55 TL.nin 5.812,78 TL.sının davalı şirket tarafından dava açılmadan önce ödendiğini belirterek bakiye 5.812,77 TL.nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı aracında davaya konu trafik kazası nedeniyle değer kaybı meydana geldiği ancak değer kaybı zararının poliçe klozunda yer almadığı belirtilerek 3.830,50 TL bakiye ekspertiz raporu ücreti ve hasar bedeli tesbit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece değer kaybının gerçek zarar kalemleri içinde bulunduğunun ve davalı trafik sigortası şirketinin değer kaybı zararında da sorumlu olduğunun gözönünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi
gerekirken yazılı olduğu biçimde değer kaybının sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, davalı … şirketinin bu zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle değer kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.