Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9089 E. 2011/2565 K. 22.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9089
KARAR NO : 2011/2565
KARAR TARİHİ : 22.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete … sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek 6.803 TL. tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan araçların hasarlarının birbiri ile uyuşmadığını, diğer aracın daha önce kazaya karıştığını ve aynı şekilde hasarlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının olayı doğru ihbar etmediği davalı … şirketinin zarardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, … sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
… sigortası genel şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin … Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, … Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Dava konusu trafik kazasının sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu sırada meydana geldiği sabittir. Davalı … şirketi olayın iddia edilen yer ve zamanda meydana gelmediğini, araç üzerindeki hasarın daha önce meydana gelen kaza ile oluştuğunu, kazaya neden olan diğer aracın daha önce birçok şüpheli kazaya karıştığını savunmuştur.
Bu ilkeler doğrultusunda, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğinin ispatı sigortacıda olup, sigortacı rizikonun daha önceden meydana geldiğini, aracın sigorta teminat dışında kaldığını soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlaması gerekir. (HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilamları)
O halde mahkemece, kazadan sonra trafik görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağı bulunduğuna göre tutanak mümziileri dinlenmeli, kazaya karışan araçlara ait hasar dosyaları,ekspertiz raporları, fotoğraflar getirilmeli, konusunda uzman İTÜ veya karayolları fen heyetinden seçilecek
bilirkişi heyetinden araçlarda meydana gelen hasarların birbiri ile ve kazanın meydana geliş şekli ile uyumlu olup olmadığı hususunda ayrıntılı gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.