YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7189
KARAR NO : 2011/2216
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’ya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, alkollü ve ehliyetnâmesiz sürücü Ahmat Kaya’nın kullanımında iken karıştığı kazada, zarar gören karşı aracın kasko sigortacısına 6/8 kusur oranında 9.075.00 TL ödendiğini belirterek, bu meblağın ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, trafik kazası tespit tutanağını ve kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkili sürücünün alkolsüz olduğunu, fâhiş miktarda tazminat talep edildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davalı sürücünün alkollü olduğu kanıtlanamamış ise de, ehliyetnâmesinin bulunmadığı, davacının ödediği tazminatı davalılardan rücu edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.075.00 TL’nın, 30.12.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, ehliyetsiz sürücünün sebep olduğu trafik kazasından kaynaklanan rücuen maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin ve sigortalının davalı …, sürücünün ise davalı … olduğu görülmüştür. Poliçe genel şartlarının B.4/2 nci maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan âkidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Davalı … sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 14.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.