YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13209
KARAR NO : 2013/13696
KARAR TARİHİ : 30.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 144 ada 15 parsel sayılı 2.500,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı çekişmeli parsel üzerinde adına zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Kadastro Müdürlüğü açısından davanın husumet nedeniyle reddine, Hazine açısından kabulü ile çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ifadesinin iptali ile … kızı … tarafından kullanıldığı ifadesinin tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacının kullanımında olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı 1407 parsel sayılı taşınmaz, 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu 51 parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, süresi içerisinde dava açılması sebebi ile tutanak kesinleşmemiş, ancak daha sonra dava dosyasına ve tutanağa ulaşılamamış, tapu kütüğünde malik hanesi açık olduğundan bahisle Tapu Kadastro Müdürlüğünün yazısı üzerine 1991 yılında taşınmaz hakkında yeniden kadastro tutanağı düzenlenerek 1407 parsel numarası altında günlük ormanı ve tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, bu tespite karşı kişiler tarafından kadastro tespitine itiraz davası açılmış, 1994/43 Esas sayılı dava devam ederken çekişmeli taşınmaz hakkında kullanım kadastrosu tutanakları tanzim edilmiştir. Temyiz incelemesine konu eldeki dava 1407 parsel içerisinde kalan 144 ada 15 parsel sayılı taşınmaz hakkında zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile açılmıştır. 1407 parsel sayılı taşınmazın niteliği ve buna bağlı olarak mülkiyet durumu henüz kesinleşmemiş olduğuna göre kullanım kadastrosunun geçerli olup olmadığının, bunun sonucu olarak da buna karşı açılan eldeki davada ileri sürülen iddianın yerinde olup olmadığının belirlenmesinin, mülkiyete ilişkin davanın sonucuna bağlı olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemece, sözü edilen 1994/43 Esas sayılı dava dosyası bu dosya yönünden bekletici sorun olarak görülmeli; sözü edilen davanın sonucuna göre araştırma ve inceleme yapılıp, deliller değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu husus göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.