YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1782
KARAR NO : 2011/2861
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2005/10416 Esas sayılı takip dosyasında, 18.7.2009 tarihinde trafik kaydına haciz şerhi konulan aracın, hacizden önceki bir tarihte noter satış söleşmesi ile borçludan satın aldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbiti ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili duruşmada davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu aracın haciz tarihinden önce borçludan noter satış sözleşmesi ile satın alındığı, davacı takipte taraf olmadığı için menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi mahcuz aracın kendisine ait olduğunu ileri sürerek üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Bu yönüyle uyuşmazlık İİK.nun 96 vd. maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir. Her ne kadar dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespit edilmesini istemiş ise de dilekçedeki açıklamalar ve davacı vekilinin 18.2.2010 tarihli oturumdaki beyanları dikkate alındığında uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
İcra takiplerine dayalı istihkak davalarının İİK.nun 97/9 maddesi uyarınca İcra Tetkik Merciinde (İcra Hukuk Mahkemesinde) görülmesi gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin bulunduğundan hakimin bu hususu yargılamanın her aşamasında re’sen gözönünde bulundurulması zorunludur. Bu durumda Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak davanın esasının incelenerek kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.