YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11395
KARAR NO : 2011/4622
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 12.İcra Müdürlüğünün 2008/27832 sayılı takip dosyasında, 27.12.2008 tarihinde haczedilen menkullerden etiket kesim makinası ile etiket dilimleme-sarma makinasının müvekkiline ait olduğunu, dava konusu mahcuzların 15.11.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile borçlu … Elektirik Ltd. Şti’ne kiraya verilip mülkiyetin müvekkilinde olduğunu, finansal kiralama konusu malların haczedilemeyeceğini ileri sürerek sözleşme konusu makinalara yönelik haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, finansal kiralama sözleşmesinin alıcı-borçlunun ikametgahı noterliğinde tutulan özel sicile kayıt edilmesi gerektiğini, kayıt edilmemiş ise bu sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddi ile % 40 tazminat istemiştir. Daha sonra haczi 3.2.2010 tarihinde kaldırıldıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, haczin 3.2.2010 tarihinde kaldırılması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı bu davayı açmakta haklı olduğundan tüm yargılama giderlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda vekalet ücretine hükmedilmediği (miktar olarak gösterilmediği) halde gerekçeli kararda alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olduğundan kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki vardır. Bu durumda temyiz süresi tefhim tarihinden başlamaz. Öğrenme tarihine göre alacaklının temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelenmesinde;
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir. İstihkak davaları İİK.nun 97/11 ve HUMK.nun 512.maddeleri gereğince genel hükümlere göre görülür ve nisbi esas üzerinden harç ve vekalet ücretine tabidir. Hal böyle olunca alacak tutarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekir.
Somut olayda dava, haczedilen mahcuzların tamamının değeri üzerinden harçlandırılarak açılmış ise de davaya konu edilen iki menkulun toplam değerinin 19.000 TL olup alacak değerinden az olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda daha az olan mahcuzların toplam değeri üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekirken yazılı şekilde fazla miktara hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendindeki “6.20,00 TL.” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “2.280,00 TL.” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden daval alacaklıya geri verilmesine 11.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.