YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11366
KARAR NO : 2011/4679
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, tesbit bilirkişi raporuna göre araçta 6.297,71 TL tutarında maddi zarar meydana geldiğini ve aracın 25 günde onarılabileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin aracının ticari minibüs olup tamir süresince aracını işletememesi nedeniyle kazanç kaybınında oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4.500 TL hasar bedeli ile 2.500 TL kazanç kaybı toplamı 7.000 TL.nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, 3.3.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin talebini 222.90 TL daha artırarak toplam 4.722,90 TL maddi tazminat ile 2.500 TL kazanç kaybının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar duruşmalara katılmadıkları gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemişlerdir.
Mahkemece 4.722,90 TL hasar bedelinin 18.5.2006 tarihinden (kaza tarihi) 1.650 TL kazanç kaybı zararının 12.6.2006 tarihinden 183,60 TL tesbit masrafının 26.5.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı …’nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. HUMK.nun 275. maddesi uyarınca “mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir”
Somut olayda, davacı vekili davalı sürücünün olayda asli kusurlu olduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 4.500 TL hasar bedeli ile müvekkiline ait araç ticari minibüs olduğundan tamir süresi boyunca mahrum kalınan 2.500 TL kazanç kaybı zararının tahsilini davalılardan talep etmiş ve Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/52 Değişik İş sayılı dosyasında kaporta ustası bilirkişiden alınan rapora dayanmıştır. Bu raporda davacı taraf aracının onarım süresinin 25 gün olduğu bildirilmiştir. Dosyada kusur ve hasar konusunda Adli Tıp Kurumundan alınan 8.2.2010 tarihli raporunda araçta 6.297,21 TL tutarında hasar meydana geldiği, aracın 15 günde onarılabileceği, günlük 70 TL.sından toplam 1.050 TL kazanç kaybı olacağı davalı sürücünün olayda %75 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiş buna göre %75 kusur oranına isabet eden hasar bedeli 4.722,90 TL bulunduğundan davacı vekili hasar yönünden talebini 222.90 TL daha artırmıştır.
Kazanç kaybının tesbiti uzmanlık gerektiren işlerdendir. Bu nedenle konusunda uzman Adli Tıp Kurumunca 1.050 kazanç kaybı olduğu bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece 4.722,90 TL hasar bedeli yanında davalı tarafa izafe edilen %75 kusur oranına göre 787,50 TL kazanç kaybına hükmedilmesi gerekirken gerekçe dahi gösterilmeden davacının tek taraflı olarak yaptırdığı, davalı tarafı bağlayıcılığı bulunmayan ve konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan tesbit raporuna itibar edilerek onarım süresinin 25 gün olarak kabulü ile bu süreye tekabül eden (günlük 70 TL’dan) 1.750 TL kazanç kaybından davalı sürücüye izafe edilen kusur oranına göre dahi indirim yapılmaksızın davalıların sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; tesbit masrafları, yargılama giderlerinden olduğundan, yargılama giderine dahil edilerek davanın kabul ve red oranına göre taraflara yükletilmesi gerekirken mahkemece davacı tarafından yapılan 183,60 TL tesbit masrafının tesbit tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 12.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.