Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9121 E. 2011/4688 K. 12.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9121
KARAR NO : 2011/4688
KARAR TARİHİ : 12.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın dava dışı sürücü yönetiminde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasarı ödemediğini belirterek 15.000 TL.nin ihbar tarihinden (25.11.2008) işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 11.2.2010tarihli oturumda aracın hurdasının müvekkilinde olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili, poliçede sürücü şartı getirildiğini, sürücü olarak davacı …’ın gösterildiğini, aracın münhasıran davacı tarafından kullanılması hususunda tarafların anlaştığını ve bu nedenle primde indirim yapıldığını, kabul anlamına gelmemek şartıyla aynı zamanda araç sürücüsünün alkollü olduğunu ve olayın mühhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiğini, bu halinde teminat dışında olduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu sürücü şartı nedeniyle eksik prim ödendiğinden tahakkuk eden primle alınması gereken prim oranına göre tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.815 TL.nin 25.11.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde: alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı” başlıklı 97/1.maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan “b-2” bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.5.5 maddesinde; taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların kasko poliçesi teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin dayanağını teşkil eden KTK.nun 48.maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yakaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK.nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı sigorta hukukçusu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından, davanın reddine, aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YKGK.nun 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK.nun 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK.nun 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK.nun 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)
Somut olayda; 20.11.2008 tarihinde bulutlu ve yağmurlu hava şartlarında, gece saat 22.00 de, iki yönlü hafif eğimli yolda davacı aracının sürücüsü … kaza tesbit tutanağına göre, viraja hızlı girmesi ve yağıştan dolayı yolun ıslak olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağından yoldan çıkarak 30 m.lik şaranpole düşüp burada bulunan kayalara çarparak tek taraflı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet vermiş, bu olayda kendisi yaralanmış, yanında bulunan Aydın Türkyılmaz vefat etmiştir. Talimatla dinlenen davacı tanığı …, davacı aracının sürücüsü … ve yanındaki Aydın Türkyılmaz’ın kendisine ait Demirci ilçesinde bulunan birahanenin kalorifer tesisatını döşemek amacıyla Salihli’den geldiklerini, işlerini bitirince işyerinde alkol aldıklarını ve yola çıktıklarını ifade etmiş; kaza günü saat 23.00.te Demirci Devlet Hastanesinden verilen raporda, sürücünün ve kaza sonrası ölen şahsın nefeslerinde alkol kokusu olduğu bildirilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, olayın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini, olay anında alkol oranının çok daha fazla bulunduğunu, bu halin teminat harici olduğunu, ayrıca, poliçede sürücü şartı getirildiğini, aracın sadece sigortalı … tarafından kullanılması hususunun kararlaştırıldığını ve bu nedenle sigorta priminde indirim yapıldığını, bunun da gözönünde bulundurulması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alkolün kazaya etkisi konusunda uzmanlığı bulunmayan tek makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre olayın mühhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, poliçede belirtilen sürücü şartı klozu yönünden, sigorta hukukçusu bilirkişi nezdinde hiç inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, aralarında nöroloji sigorta hukukçusu ve trafik uzmanı (kusur ve hasar konusunda) bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan; olayın oluş şekli, yol ve hava durumu ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilip; kazanın mühnasıran alkolün etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurlarında etkili olup olmadığının tesbiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, ayrıca taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde getirilen sürücü şartı klozu yönünden değerlendirme yapılarak bu şart olmasaydı alınması gereken sigorta priminin miktarının tesbiti ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim ile tahakkuk eden prim arasındaki oranın bulunması, sonucuna göre davanın kabulü cihetine gidilecek olması halinde tazminatın tesbitinde bu oranda indirim yapılması (proporsiyon hesabına göre) gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 12.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.