YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8733
KARAR NO : 2010/1907
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 203 ada 11, 207 ada 3, 212 ada 4 ve 5 parsel sayılı 22413,29, 16119,01, 22494,44 ve 427,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, …’ün zilyedliğinde oldukları ve Kocatepe Tarihi Sit alanı içinde kaldıklarından söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir.. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı … adına tescillerine, taşınmazların beyanlar hanesine “Kocatepe Tarihi Sit Alanı içinde kalmaktadır” sözcüklerinin eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Yasa’nın 31/ son maddesine göre “Avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuen tayin ve takdir olunur. Şu kadar ki, takdir olunacak vekalet ücretinin miktarı, keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.” Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı kanunun 36/2.maddesi uyarınca “ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi emlak vergisi değeri” gözönünde bulundurulmalıdır. Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31.maddesinde belirtilen hüküm gözönünde bulundurularak davalı Hazine aleyhine aynı türde birden fazla dava açıldığı hususu da değerlendirilerek davacı yararına vekalet ücretinin maktuen takdir edilmesi gerekirken, nispi hesap edilen 2212,33 TL. vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmiş olması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.