YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/786
KARAR NO : 2011/6077
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından müvekkilinin üvey babası olan borçlu aleyhine İnegöl 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3018 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin 11.6.2009 tarihinde haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, takip dosyasındaki ödeme emrinin davalı borçluya haczin yapıldığı adreste tebliğ edilmiş olmasına karşın, işyerinin davacı 3.kişi adına olduğu, borçlunun işyeri ile organik bağının bulunduğuna dair delil bulunmadığı, menkul malların karine uyarınca elinde bulundurana ait olup, mahcuzların borçluya ait olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Takip konusu borç 30.4.2008 ve 15.5.2008 tarihlerinde doğmuş olup, ödeme emri borçlunun daha önce ticari faaliyetini yürüttüğü, takip talebinde belirtilen ve haciz yapılan adreste 13.6.2008 tarihinde bizzat borçlu imzasına tebliğ edilmiştir.Öte yandan, davacı 3.kişi ile takip borçlusu üvey baba-oğul olduğu gibi, 3.kişi borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği bu adreste çok kısa bir süre sonra 01.7.2008 tarihinde borçlu ile aynı konuda ticari faaliyete başlamıştır.Takip dosyasından yaptırılan zabıta araştırmasına göre de borçlunun haciz yapılan adreste bulunduğu tespit edilmiştir.
Buna göre, mahcuzların borçlu ile 3.kişi tarafından birlikte ellerinde bulundurulduğu, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, 3.kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir.Davacı tarafından ibraz edilen faturaların da borcun doğumundan sonraki tarihlere ilişkin ve her zaman temini mümkün belge niteliğinde olması nedeniyle, 3.kişi tarafından yasal mülkiyet karinesinin aksinin kesin ve güçlü delillerle ispat edildiğinden söz edilemez.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 13.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.