YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11816
KARAR NO : 2011/7822
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olup davalıya … sigortalı aracın, karıştığı trafik kazası sonucu hasarlandığını, yapılan ihbara rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek toplam 17.721.96 TL hasar bedelinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.00 TL’nın, ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ihbar edilmediğini ve temerrüde düşmediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığından bahisle davanın kabulüne, 10.000.00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, … sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporunda parça ve işçilik kalemlerine KDV eklenmeden hesaplanan meblağa itibar edilmiştir. TTK.’nun 1283. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan hasar bedeli nedeniyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’ni de davacıya ödemekle yükümlüdür. Bu durumda mahkemece, KDV’siz meblağın hükme esas alınması bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, poliçenin amortisman özel şartındaki, “… Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.3. maddesi son paragrafı aksine, kullanım tarzı hususi otomobil olan binek araçlarında herhangi bir kısmi hasar halinde, onarım sonucu araçta meydana gelen kıymet artışı (eskime payı) düşülmeden hasar ödenir.” hükmü uyarınca, değiştirilen parçalarda amortisman payı indirilmemesi gerekirken, bilirkişi raporundaki amortisman payı düşülerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması da doğru görülmemiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TTK.’nda düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece, avans faiz oranına hükmetmek gerekirken, yasal faize karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.