Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7368 E. 2010/1900 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7368
KARAR NO : 2010/1900
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 5 parsel sayılı 3129,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içerisinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli 107 ada 5 parsel sayılı taşınmaza uymadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının, dava konusu taşınmaza uymadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiş olmakla beraber davalı, cevabında, taşınmazın küçük bir bölümünün Hazineye ait olduğunu bunun yapılacak keşifte anlaşılacağını beyan ettiği halde, kabul beyanı açıklattırılmamış, hangi bölümün Hazineye ait olduğu belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için komşu parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, varsa tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle dayanak kayıtları ve belgeler ile bu taşınmazların tespitleri kesinleşmişse kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları ve çekişmeli taşınmazın batısında bulunan yerin tutanak örneği ve dayanağı getirtilip niteliği tespit edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davalıya, taşınmazın hangi bölümünün ne sebeple davacı Hazineye ait olduğunu beyan ettiği hususu açıklattırılmalı, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.