Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8188 E. 2011/7843 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8188
KARAR NO : 2011/7843
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, davalıya ait/sevk ve idaresindeki traktörün ışık donanımının eksik olması nedeniyle meydana gelen kazada hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 7.843.46 TL’ndan, %50 kusur oranına isabet eden 3.921.73 TL’nın, ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza sırasında traktörün ışıklarının tam ve çalışır vaziyette olduğunu, kusuru ve tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kullandığı traktörün kaza sırasında ışık donanımının sağlam olup olmadığı ve arka farlarının yanıp yanmadığı hususunda tam bir vicdani kanaate varılamadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
BK.’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararına bu yönleriyle bağlıdır.
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında ve ceza mahkemesinde dinlenen zabıt mümzii tanıkların beyanlarında, 19.08.2006 günü saat 23:45’de meydana gelen kaza sırasında davalı traktörünün ışık donanımının bozuk olduğu, arka ışıklarının yanmadığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağının aksi ispatlanamadığından, mahkemece, olayın tutanakta belirtilen şekilde meydana geldiği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 02.02.2010 tarihli raporun birinci şıkkındaki gibi, davalı sürücünün %70 oranında kusurlu olduğu benimsenerek, HUMK.’nun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi gereğince %50 kusur oranına göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.