Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/687 E. 2012/5938 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/687
KARAR NO : 2012/5938
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …’in adına kayıtlı aracını mal kaçırma amaçlı davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi İsmail arasındaki arkadaşlık ilişkisi nedeni ile borçlunun ekonomik durumunu ve zarar verme kastını bilmesi gerektiği, tasarrufun iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarruflar İİK’nın 278. maddesi ile sınırlı olmayıp, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer mad-
delerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı).
Mahkemece davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi İsmail arasındaki arkadaşlık ilişkisi nedeni ile borçlunun ekonomik durumunu ve zarar verme kastını bilmesi gerektiği, tasarrufun iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, toplanan delillere göre varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Öncelikle mahkemece yalnızca İİK 280/I. maddesi yönünden değerlendirme yapılması yerinde değildir. Bunun yanında İİK’nın 280/I. fıkrasında malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceğine işaret edilmiştir. Yalnızca borçlunun kötüniyetli olması tasarrufun iptali için yeterli olmayıp, bu kötüniyetin borçlu ile tasarrufta bulunan kişi ya da kişilerce de bilinmesi gerekmektedir. Somut olayda borçlu ile davalı … arasındaki bağı ortaya koyar, borçlunun durumunu ve zarar verme kastının bu kişi tarafından bilinebileceği yönündeki emareler ispat edilmiş değildir. Dinlenen tanık beyanları borçlu ile davalı arasındaki bağı ve borçlunun zarar verme kastının davalı … tarafından bilindiği veya bilinebileceğini ortaya koymamaktadır. Ayrıca İİK’nın 278 ve 279. maddesine yer alan diğer iptal nedenlerinin de bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 9.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.