Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1837 E. 2012/10522 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1837
KARAR NO : 2012/10522
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …,…

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalı …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında kendisine ait malları diğer davalıya sattığını öne sürerek bu satışın ve satış nedeniyle yapılan ödemelerin iptali ile davacı idareye ödenmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece 6111 sayılı yasa uyarınca borcun yapılandırılması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Maliye Hazinesi tarafından yapılan takip sonucu borçlu ile 6111 sayılı Kanun gereğince yapılandırma sözleşmesi yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ancak sözü edilen yasa uygulamasında, yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış tasarrufun iptali davalarını durduracağı ya da ertelemesini sağlayacağı yolunda bir hüküm bulunmamaktadır. Buna ilaveten 6111 sayılı Kanun’a dayalı olarak 14/03/2011 tarihinde çıkarılan 2011/1 nolu iç genelgede de 6111 sayılı Kanuna göre borçlarını ödemek üzere başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarının, Kanun ile ödeme planına bağlandığından, haklarında bu borçlar nedeniyle cebren tahsil işlemleri
../…

– 2 –
2012/1837
2012/10522

yapılmayacağı, yasanın yayımlandığı 25/2/2011 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak başlatılan satış işlemlerinin durdurulacağı diğer taraftan borçları, anılan Kanun gereğince taksitlendirilen mükelleflerin, yasa hükümlerini ihlal etmeleri halinde ise durdurulan cebren tahsil işlemlerinin yeniden başlatılacağı belirtilmiştir. Kısaca 6111 sayılı yasa uygulaması gereği olarak borcun yeniden yapılandırılması işleminin, açılmış davaları durdurmayacağı ancak İdare’nin takdiri ile icra işlemlerinin yapılandırma sözleşmesi ihlal edilmediği sürece ertelenebileceği açıktır. Hal böyle olunca davaya devam edilerek taraf delillerinin toplanması, tasarrufa konu edilen malların tesbit edilmesi ve iptal koşulları oluştuğu takdirde tahsilde tekerrür olmayacak şekilde hüküm kurulmasının göz önünde bulundurulması ondan sonra hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.