Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4786 E. 2010/5839 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4786
KARAR NO : 2010/5839
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ : İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’ün İİK’nun 331.maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 2.000.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 331. maddesindesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6. Fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur”, yine anılan Kanun’un “Muhakeme usulü” başlıklı 349. maddesinde, şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346. maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanması gerekmekte ise de, sanık hakkında davanın iddianame ile açılmış olması davaya kamu davası niteliği kazandırmayacağı gibi, müşteki vekilinin şikayet dilekçesi esas alınarak davaya devam edildiğinin kabulü gerekmekle Yargıtay C.Başsavcılığının bu yönlü görüşüne iştirak edilmemiştir.
Ancak; Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331. maddesinde; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; şikayet dilekçesinde, rehinli aracın kasasının, teybinin, diferansiyelinin iki aksının, iki lastiğinin, aküsünün, turbosunun, şanzımanının, beyninin bulunmadığı, eksozun manifottan sökük ve kaportasının muhtelif yerlerinde çizikler olduğu, mazot
deposunun olmadığını iddia etmesi karşısında, sanığın suç işleme kastının tayini açısından söz konusu zararların ve eksikliklerin aracın teslimine ilişkin yapılan tebligattan önce ya da sonrası olup olmadığı ve araçtaki parçaların eksikliğinin neden kaynaklandığı saptanmadan eksik inceleme ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.