Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12891 E. 2013/15198 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12891
KARAR NO : 2013/15198
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Bolu 2. İcra Müdürlüğünün 2010/4762 sayılı takip dosyasından haczedilen menkullarin müvekkiline ait olduğunu haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldılımasını talep etmiştir.
Davalı alacaklılar vekili, istihkak iddiasının mal kaçırmaya yönelik olduğunu, davacı şirket yetkilisi ve ortağının borçluların oğlu olduğunu savunarak davanın reddine istemiştir.
Mahkemece haczin davacı şirkete ait işyerinde yapıldığı, mahcuzların davacıya ait olduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile mahcuzların davacı şirkete aidiyetine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz 12.08.2011 tarihinde borçlunun huzurunda yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı 3.kişi şirket yetkilisi ve ortağı olan …, borçluların oğludur. Borçlu …’ın haciz sırasında kasada oturduğu ve kasaya para aldığı, önce işyerinde içşi olarak çalıştığını
beyan etmesine rağmen sonradan bu beyanını değiştirerek haciz mahalline öylesine geldiğini beyan ettiği haciz tutağı içeriği ile sabittir. Davacı 3.kişi şirket, borcun doğumundan sonra kurulmuştur. Davacı mahcuzlara ilişkin herhangi bir fatura sunmadığı gibi başka bir delile de dayanmamıştır. Soyut düzeyde kalan tanık beyanları da karine aksini ispata yetmez. Bu durumda 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar vreilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklılar vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklılara geri verilmesine 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.